‘Bitkilerle Tedavi’ Kategorisi Yazıları


Yaşam kalitesini artırmada bitkilerin önemi

Yaşam kalitesini artırmada bitkilerin önemi :

Uzmanlar, bitkilerin son yıllarda kentlerdeki yaşam kalitesini yükseltmek için yaşam alanlarında, gürültü ve kirliliği engelleyecek, ısı ve serinliği artıracak unsur olarak kullanılmaya başlandığını belirtiyor.

Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Botanik Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Atabay Düzenli yaptığı açıklamada, gelişmiş ülkelerde, ilaç, yem ve gıda sanayisinde kullanılmak üzere bitkilere yönelik kapsamlı araştırmalar yapıldığını, yeni yerleşim alanlarının çevresini, yaşam kalitesini artıracak şekilde düzenleme konusunun da ihmal edilmediğini söyledi.

Bu tür çalışmaların son zamanlarda Türkiye’de de yapılmaya başlandığını belirten Düzenli, “İnsanlar yeni bir yere yerleşmek için artık iş buldum, eşim orada yaşıyor mantığıyla bakmıyor. Yerleşecekleri alanlarda artık hava, su, toprak ve iklim gibi ayrıntılara dikkat ediyor. Kendisine ne derecede faydası var, oturacakları binaların çevresi ve yakınındaki ağaçlandırmanın hangi ölçülere göre yapıldığına bakıyor” dedi.

Düzenli, bu beklentiler doğrultusunda, gürültü ve kirliliği engelleyecek, ısıyı ve serinliği artıracak bitkilendirmenin artık önem kazandığına işaret ederek, şöyle konuştu:

“Yaşam kalitesini artıracak bitkilendirme çalışmaları önümüzdeki yıllarda daha da önem kazanacak. Artık düzenleme yaparken bir bitkinin estetik olup olmadığı, meyve verip vermediğinin yanı sıra, yapraklarının güneş ışınlarını yeterince tutup tutmadığına, havadaki insan sağlığını olumsuz etkileyen bir takım gazları etkisiz hale getirip getirmediğine bakılıyor.”

Bitkilerin hücre ve dokularında farklı özellikler olduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Düzenli, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Örneğin bazılarının yaprağı kalın, bazılarının ince, bazıları dik ve bazıları da yere paralel olarak duruyor. Gül ve karanfil gibi bitkiler unutulmamalı ama bunların yerine özelliği bulunan bitkilere yönelmek gerekir. Yaşam kalitesini yükselten birçok bitki var. Örneğin ağır metalleri etkisiz hale getiren yalancı karabiber, zakkum, sıcaklık yayan yılan pancarı, akrep gibi zararlı böceği kaçıran gelin duvağı, serinlik veren asma gibi bitkiler bunlara örnek verilebilir. Bu ve benzeri bitki türlerinin yaşam alanlarında çoğaltılması gerekir.”

Düzenli, Türkiye’de bitki araştırma istasyonu kurulması halinde, çok amaçlı araştırmaların yapılabileceğini de söyledi.

Bitki araştırma konusunda başlattıkları çalışmanın daha kapsamlı hale getirilebilmesi için desteklenmesinde yarar olduğunu belirten Düzenli, “Türkiye’de en kısa zamanda bitki araştırma istasyonu veya enstitüsünün kurulması gerektiği fikrimizi bıkmadan tekrarlayacağız” diye konuştu.

ÇÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Atabay Düzenli, aynı yönde çalışmanın sadece yerleşim alanlarında değil, hayvanat bahçeleri ve hayvan barınaklarında da olması gerektiğini ifade etti.

Hayvanlara da doğal ortamlarına uygun yaşam hakkı sunulmasından yana olduğunu bildiren Düzenli, “Sadece bulunduruldukları yerin çevresini tel örgüyle çevirmek, kulübe, yemek ve su kaybı bulundurmak yeterli değil. Onların rahat nefes alabilmelerini sağlayacak bitkilendirmeye özen gösterilmeli” dedi.

Akçaağaç Bitkisi Açıklaması….Acer Bitkisi

Akçaağaç (Acer) akçaağaçgiller (Aceraceae) familyasının Acer cinsinden ağaç ve çalılara verilen ad.
Akçaağaçlar dünyanın tropik bölgeleri dışında kalan birçok yerinde Asya Avrupa Kuzey Afrika ve Kuzey Amerika’ da doğal yayılış gösteren 150 türe sahiptir. Yurdumuzda 10 kadar türü doğal olarak bulunur.
Yaşlı bireylerinin boyları türüne göre 10-30 m arasında değişebilir. Yaprak şekilleri de türüne göre değişiklik gösterir ve genellikle lopludur. Sarımsı yeşil renkteki çiçekleri salkım halindedir.
Gitar yapımında sap olarak sık kullanılan bir materyaldir.

Türler

* Acer acuminatum – Himalaya akçaağacı
* Acer amplum – Geniş akçaağaç
* Acer argutum – Sivri yapraklı akçaağaç
* Acer barbatum – Florida akçaağacı
* Acer barbinerve – Asya akçaağacı
* Acer buergerianum – Çin akçaağacı
* Acer caesium
* Acer calcaratum
* Acer campbellii – Campbell akçaağacı
* Acer campestre – Ova akçaağacı
* Acer capillipes – Kırmızı çizgili akçaağaç
* Acer cappadocicum – Beşparmak akçaağaç.

Türkiye Beşparmak akçaağaç (Acer cappadocicum)

* Acer carpinifolium – Gürgen yapraklı akçaağaç
* Acer caudatum
* Acer circinatum
* Acer cissifolium – Sarmaşık yapraklı akçaağaç
* Acer coriaceifolium
* Acer crataegifolium – Alıç yapraklı akçaağaç
* Acer davidii – David akçaağacı
* Acer diabolicum – Devil akçaaağacı
* Acer distylum – Ihlamur yapraklı akçaağaç
* Acer elegantulum
* Acer fabri – Faber akçaağacı
* Acer flabellatum – Yelpaze yapraklı akçaağaç
* Acer forrestii – Forrest akçaağacı
* Acer giraldii – Girald akçaağacı
* Acer glabrum – Kayalık dağı akçaağacı
* Acer granatense – İspanya akçaağacı
* Acer grandidentatum – Büyük dişli akçaağaç
* Acer griseum – Kağıt kabuklu akçaağaç
* Acer heldreichii – Yunan akçaağacı
* Acer henryi – Henry akçaağacı
* Acer hersii – Hers akçaağacı
* Acer hyrcanum – Toros akçaağaç.Türkiye
* Acer japonicum – Dolunay akçaağacı
* Acer laevigatum – Düz kabuklu akçaağaç
* Acer laurinum – Defne yapraklı akçaağaç
* Acer laxiflorum
* Acer leucoderme – Beyaz kabuklu akçaağaç
* Acer lobelii – Lobel akçaağacı
* Acer longipes
* Acer macrophyllum – Büyük yapraklı akçaağaç
* Acer mandshuricum – Mançurya akçaağacı
* Acer maximowiczianum – Nikko akçaağacı
* Acer maximowiczii -
* Acer micranthum – Bahçe akçaağacı
* Acer miyabei – Miyabe akçaağacı
* Acer mono – Boyalı akçaağaç
* Acer monspessulanum – Fransız akçaağacı.Türkiye
* Acer negundo – Dişbudak yapraklı akçaağaç
* Acer nigrum – Kara akçaağaç
* Acer oblongum – Herdemyeşil akçaağaç
* Acer obtusifolium – Kıbrıs akçaağacı
* Acer oliverianum – Oliver akçaağacı
* Acer opalus – Kartopu yapraklı akçaağaç.Türkiye
* Acer palmatum – Japon akçaağacı
* Acer paxii – Pax akçaağacı
* Acer pectinatum
* Acer pensylvanicum – Çizgili akçaağaç
* Acer pentaphyllum
* Acer platanoides – Çınar yapraklı akçaağaç.Türkiye
* Acer pseudoplatanus – Dağ akçaağacı
* Acer pseudosiebolianum – Kore akçaağacı
* Acer pycnanthum
* Acer quinquelobium – Beşloplu akçaağaç.Türkiye
* Acer robustum
* Acer rotundilobum
* Acer rubescens
* Acer rubrum – Kırmızı akçaağaç
* Acer rufinerve – Boz akçaağaç
* Acer saccharinum – Gümüş akçaağacı
* Acer saccharum – Şeker akçaağacı
* Acer sempervirens – Doğu akçaağacı.Türkiye
* Acer shirasawanum – Yeşil dolunay akçaağacı
* Acer sieboldianum – Siebold akçaağacı
* Acer sikkimense – Sıkkım akçaağacı
* Acer sinense
* Acer skutchii
* Acer spicatum – Su akçaağacı
* Acer stachyophyllum – Huş yapraklı akçaağaç
* Acer sterculiaceum
* Acer syriacum
* Acer tataricum – Tatar akçaağacı.Türkiye
* Acer tataricum subsp.ginnala
* Acer tegmentosum
* Acer tonkinense – Tonkin akçaağacı
* Acer trautvetteri – Kayın gövdeli akçaağaç.Türkiye
* Acer triflorum – Üç çiçekli akçaağaç
* Acer truncatum
* Acer tschonoski
* Acer tsinglingensis
* Acer turkestanicum – Türkistan akçaağacı
* Acer ukurunduense
* Acer velutinum – İran akçaağacı
* Acer wilsonii – Wilson akça

Hünnap Bitkisi Açıklaması?Faydaları

Hünnap (Ziziphus zizyphus) Rhamnaceae (cehrigiller) familyasından bahar aylarında hoş kokulu sarı renkli çiçekler açan dikenli bir ağaç. Çigde ya da Ünnap da denmektedir.
Sert çekirdekli iri zeytin biçiminde ve büyüklügündedir. İlk başlarda yeşil iken olgunlaştıkça kırmızıya ve siyah-mor renge döner. En dış çeperi derimsi ve ince pulpası (yumuşak kişim) sarı renkli ve tatlı lezzetlidir. Ünnap da denilir. Bahçelerde yetiştirildiği gibi yabânî olarak da bulunur.
Kuzey Afrika ve Suriye’den Hindistan’a ve Çin’e yayıldığı düşünülmektedir. Ağaç birçok iklime uyum sağlamakla birlikte iyi meyve vermesi için sıcak yazlara ihtiyaç duymaktadır. Marmara Batı ve Güney Anadolu’da bulunmaktadır. Ayrıca Doğu Karadenizde ve özellikle Çoruh Vadisi Havzasında değişik türleri görülmektedir

Kullanımı

Meyvelerinde şeker tanin ve müsilajlı (eksopolisakkarid) maddeler bulunmaktadır. Güneşte kurutulan olgun meyveler çerez olarak çay ile tüketilebilir. Geleneksel tıpta da kullanılmaktadır.

Zeytin Hakkında Bilgiler ve Açıklamalar (Olea)

Zeytin (Olea europaea) zeytingiller (Oleaceae) familyasından meyvesi yenen Akdeniz iklimine özgü bir ağaç türü.
== Morfolojik özellikleri boylu bir çalı veya 10 metreye kadar boylanabilen sık dallı yayvan tepeli herdem yeşil yapraklı bir ağaçtır. Geniş kıvrımlı yamru yumru bir gövdesi vardır. Ağaç yaşlandıkça düzgün gri renkli gövde kabuğu giderek çatlar. Ağacın tacı (tepesi) yaklaşık olarak artan boy kadar her sene genişler. Verimli topraklarda taç açık ve asimetrik verimsiz topraklarda ise daha yoğun ve yuvarlaktır. Sürgünleri gri renkli dikensiz ve hemen hemen üç köşelidir. Zeytin üretiminin %99′u Ege Akdeniz Marmara bölgelerindedir. Güneydoğu ve Karadeniz’de de ekilir.

Mızraksı çok kısa saplı deri gibi sert yaprakları sürgünlere karşılıklı çiftler halinde dizilmiştir. Yaprakları basit tam kenarlı ve kenarlar alt yüze doğru hafif kıvrıktır. Yaprağın boyu 20-86 mm genişliği de 5-17 mm’dir. Yaprakların ucunda sivri bir çıkıntı bulunur. Yaprağın üst yüzü koyu gri-yeşil ve tüysüz alt yüzü mavimsi gümüşi renkte ve beyaz sık ipeksi tüylerle kaplıdır.
Baharın sonlarına doğru yaprakların koltuğunda seyrek salkımlar halinde açan küçük beyazımsı-sarı renkli kokulu çiçekleri vardır. Rüzgarların taşıdığı çiçek tozlarıyla döllenen çiçekler etli ve yağlı meyve verir. Meyve önce yeşil olgunlaştıktan sonra da parlak siyah bir renk alır. Etli meyvenin içinde sert bir çekirdek vardır. Meyvenin etli kısmından ve çekirdeğinden elde edilen yağı bakımından çok değerli bir ağaçtır. Aynı zamanda ağacının çok heybetli ve estetik bir görünümü vardır. Odunu çürümeye karşı son derece dayanıklıdır.Kuran-ı Kerim’de geçen nadir meyvelerden biridirçok şifalı yağı vardır o koleströllüdürYapraklarını kaynatıp suyunu içmek şekere iyi gelirKalp rahatsızlığı olanlar ve yüksek kolestrollü olan kişiler zeytin yağı kullanarak şifa bulabilirler

Tarih

Etimolojik olarak zeytin dünya dillerinde zeta zai zertum zeirtum zait zaitun zeytun elaiwa elaia olea oliva olive oleum oli huile oil aceite kelimeleriyle ifade edilir. Eski adlarda hatta günümüzde Olivia Olive Olivier Olivares Zeytin isimleri çocuklara verilmektedir.
En eski zeytin fosilleri MÖ 2000′lere gider. Ağacı ehlileştiren Samiler’dir. Arkeolojik kalıntılarda zeytin ve zeytinyağı kalıntıları yaprak işlemeler ve yağ teknolojisi izleri Girit Knossos Sarayı’nda Mısır Sakkarah piramidinde mumyalarda Kudüs Süleyman Tapınağı’nda Babil’de eski Yunan’da Urla Limantepe’de Salihli Sardes’te Kumkuyu Akkale’de Silifke’de bulunmuştur. Eskiçağlardan beri zeytin kutsama aydınlatma yemek sağlık tedavi temizlik savaş malzemesi güzellik odun tabak kaşık çatal tespih kolye konserve sabun gübre yakacak amaçlarıyla kullanılmaktadır. Yaprakları barış zafer zenginlik simgesidir. Zeytindalı paralarda (TL Frank Liret) simge olarak kullanılır. Zeytindalı taçlar zaferlerde ve spordaki birinciliklerde zafer simgesidir. En eski metinlerde zeytinden bahsedilir (Odysseus İlyada De agri cultura Oidipus Kolonos Geographica).
Din kitaplarında zeytin terimi geçer. Tevrat ve İncil’de 140 yerde geçer (Tekvin Mezmurlar Leviler). İncil inanışına göre Kudüs Zeytindağı’ndaki 8 zeytin ağacı İsa Peygamber’in çarmıha gerilişine tanıklık etmiştir. Vaftiz ve aydınlatmada kullanılır. Ortodokslar belirli günlerde sadece zeytin yer. Kuran’da Nahl Tin Enam Müminun Abese Nur surelerinde geçer. Abbasiler bir medreseye Zeytune adını vermiştir. Zeytin üreticisine zeyyad demişlerdir. Türkler 11. yüzyılda Anadolu’da zeytinle tanışmışlardır. Evliya Çelebi gezdiği yerlerden ve Yağkapanı Unkapanı’ndan söz ederken zeytinden bahseder. Kapan (kantar) esnafı arasında zeyyatan sabunciyanlar vardır. Camilerde kandiller zeytinyağı ile aydınlatmayı sağlar. Vatikan kandil yağı için Burhaniye’den yağ getirtmiştir. Edremit ve Ayvalık zeytin ve sabunculukta merkezdi. 1851 Londra Fuarı’na Osmanlı zeytin ve zeytinyağı sergisiyle katılmıştı. Müslüman kültüründe iftarlarda zeytin ve hurma bulundurmak esastı. Yemek kültüründe ise zeytinyağlılar baş sıradaydı: balıklar midye börekler tatlılar pırasa taze fasulye kuru fasulye enginar bakla kabak dolma barbunya börülce lahana patlıcan pilav piyaz yaprak sarma imambayıldı kızartmalar.
Yer adlarına da rastlanır: Zeytinburnu Zeytinli Zeytindere Zeytineli Zeytinler Zeytinbağ Yağköy Zeytinliova Çatalzeytin Zeytindağ Zeytinoba.
Folklor öğelerinde çok zengindir. Deyimlerde: Kabak ek çocukların görsün zeytin ek torunların görsün; kandilin yağı bitti; zeytinyağı gibi üste çıkmak; zeytin kafa; zeytin gözlüm; zeytini yapacak küpünde unutacaksın; salamura suyu mirasa kalır. Ruhi Su’nun derlediği “Evlerinin önü zeytin ağacı…” türküsü vardır. Edremit ve Erdek’te meci denilen bir hasat sonu ziyafeti ve oyunu oynanır. Lokman Hekim tedavisinde kullanılır: yaralarda yanıkta romatizma uyuz nazara karşı öksürük safra adale ağrısı ağız yarası ağrı sızı dişeti iltihabı egzama ses kısıklığı gözleri güçlendirme iştahsızlık mide yanması saçları güçlendirme de.

Türkiye’deki üretimi

Zeytin ülkemizin önemli bir varlığıdır. Dünya zeytin üretici ülkeleri arasında; ağaç varlığı açısından ülkemiz 4’ncü alan açısından da 6’ncı sırada yer alır. Böylece dünya zeytinyağı üretimine % 8 oranında katkıda bulunur sofralık zeytin üretiminde de İspanya’dan sonra 2’nci sırada yer alır. Marmara Bölgesi’nin ağaç varlığı açısından ülkemiz içindeki payı da % 10 olarak belirlenir.
Dünya zeytin üretiminin %97’si tüketimin %87’si Akdeniz çevresindedir. Türkiye’de 900 bin hektar arazi zeytin ekilidir. 95 milyon ağaç vardır. Her yıl 2 milyon ağaç dikilir. Ekili alanda dünyada 4. sıradadır. Üretimin çoğu küçük aile işletmelerindedir. 400 bin aile ve 1 milyon tarım işçisi bu sektörle ilgilidir. Ağaç başına yılda 11.6 kilo verim alınır. Türkiye’de delice zeytini ve kültür zeytini türü üretilmektedir. 1937′de çıkarılan yasa Zeytinciliğin ıslahı ve yabanilerin aşılattırılması hakkında kanun’dur. İzmir Bornova’da 1950′de Zeytincilik Enstitüsü kurulmuş 1971′de Tarım Bakanlığı Zeytincilik Araştırmaları Enstitüsü adını almıştır. IOOC uluslararası zeytinyağı konseyi ile işbirliğindedir. Türkiye’de 35 ilde 28 tür zeytincilik yapılır. Üretimde Çanakkale Balıkesir Bursa Aydın İçel İzmir Muğla Antalya Gaziantep Hatay Kilis Yalova Manisa öndedir. Yılda üretilen 1 milyon ton zeytinin %70′i yağlık %30′u sofralıktır. Her bölgede çeşitli adları vardır: Ayvalık Büyük Topak Ulak Çakır Çekişte Çelebi Çilli Domat Edincik Erkence Gemlik Halhalı İzmir Kalembezi Kançelebi Karamürsel Kilis Kiraz Manzanilla Memecik Memeli Nizip Samanlı Sarı Haşebi Sarı Ulak Saurani TavşanyüreğiUslu Yağçelebi. Sofralık zeytinin %80′i siyah %12’si yeşil %8′i pembedir. Kaliteleri ekstra birinci ikinci sınıf diye ayrılır. Kaliteli zeytinin eti fazla çekirdeği küçük ince kabuklu şekeri yüksek yağı düşük olur. Zeytinin acılığı tuzlama ile veya sudkostikle giderilir. Boy sınıflamasına göre küçük elekaltı orta büyük ekstra büyük çok iri jumbo aşırı büyük diye adlandırılır. İşlemeye göre ise hurma salamura kalamata sele teneke konserve ezme türlerine ayrılır. Sele zeytini kırışık siyahtır. Ağaçtan elle toplanır tuzlanır çuvallara konur tuzlamayla birlikte aroma için kekik defne yaprağıyla aromalanır sonra elenir tuzu atılır yıkanmadan plastik kasada sunulur. En yaygını Gemlik kıvırcıktır.

Zeytin; ayrıca çeşitli fabrikalarda işlenerek zeytinyağına da dönüştürülür.

Teneke tipi zeytin
Salamura tipi zeytin
Sele zeytin
Konfipi zeytin
Çizme yeşil zeytin
Sofralık yeşil zeytin
Kalamata Tipi
İspanyol Tipi

Zeytinciliğin Dünya ve Ülkemiz Ekonomisindeki Yeri

Türkiye İspanya ve Yunanistan’da kişi başına yıllık zeytinyağı ve diğer bitkisel yağların 1951 ve 1981 yıllarındaki tüketim miktarları ve yüzde değerleri ise Tablo 4’de verilmiştir (13). Türk insanının kişi başına yıllık yağ tüketimi 30 yıl içinde artış gösterirken zeytinyağının bundaki payı %40’dan 17’e düşmüştür. İspanya hariç diğer ülkelerde oransal olarak zeytinyağı tüketimi azalmış olsa da kg olarak bir artış olmuştur.
Ülkemizde zeytin üretimi Ege Marmara Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde yapılmaktadır. Zeytin üretimi yapan önemli illerin zeytin ile ilgili istatistikleri Tablo 5’de verilmiştir Üretim miktarının meyve veren ağaç sayısına oranından elde edilen ağaç başına verim değerlerine bakıldığında genelde nasıl düşük olduğu görülebilir. Zeytin yetişen 35 ilin dörtte birinde ağaçlar Türkiye ortalamasının altında verime sahiptir.

Yetiştirme ve toplama

Zeytin azami 2000 m.yüksekliğe kadar çıkar. Sıcaklık 16-22 C (kışın -8)de nemsiz rüzgarsız toprak killi kalkerli sulu yerleri sever. -12C’de kurur. Kuraklığa dirençlidir. Yağışı 500-800 mm.liktir. Ağacı dayanıklı uzun ömürlüdür. Kışın yaprak dökmez. Odunu serttir. Kök derindedir. Fidanlar en az 5 yılda meyve verir. Tam büyümesi 20 yıldır. 150 yılda yaşlanır. Boyu 20m çapı 2m’ye ulaşır.
Gövde dik yuvarlaktır yaşlanınca çatlar eğilir. Sürgünlerden yeni gövdeler oluşabilir. Anadalların üzerinde yapraklı dallar ve meyveli dalları vardır. Yaprakları yaz kış uzar. Dışı parlak yeşil içi gümüşidir ve 2 cm genişlikte 3-8 cm oval uzunluktadır. Ağaç silueti taç şemsiyedir. Meyveler 2 yıllık dallarda olur. 1 yıl bol 1 yıl az mahsul verir.
Budamaya zeytin açma denir. Çekme nacak testere ile budanır. Çoğaltılması aşı ve dikme yoluyladır. Yumru ve köklendirme (çelik ve çöğür’den)yöntemleriyle uygulanır. Yılda 3 milyon fidan üretilmektedir. Dikilen fidan 2 milyondur. İlkbaharda aşılama yarma kabukaşısı sürgün yamagöz yapılır. Deliceler yerinde aşılanır. Doğada kuşlar ve fareler doğal ekicilerdir. Kuşların yeyip attıkları çekirdekler ve farelerin sakladıkları zeytinlerden tohumlar kendiliğinden çıkar.
Kasım-Mart arası ekilir. Ekim’den sonra hasat mevsimidir. Yayla ve tepelikte daha uygundur. Fidan çukuru 80cm derin 80 cm geniş 80 cm uzun olmalıdır. Dibe biraz çakıl konur üstten çıkan toprak gübreyle karıştırılır ve çakıl üzerine konarak fidan dikilir üstü en alttan kazılan toprakla örtülür cansuyu verilir. Dikmeler yaz aylarında sulanır. Kasım-Şubat kış uykusu dönemi dinlenmedir. Nisan-Haziran çiçeklenme dönemidir. Temmuz-Ağustos’ta taneler büyür çekirdek sertleşir. Eylül-Ekim’de taneler olgunlaşır morlaşır siyahlaşır. Şubata kadar hasat yapılır. Önce yeşiller sonra siyahlar toplanır.
Meyve tek çekirdekli ufak sivri ve acıdır. Sis ve nemden etkilenir. Delicenin çekideği ise büyüktür eti azdır. Zeytin meyvesi sap kabuk et çekirdek tohum’dan oluşur. Eti %65-90 oranındadır şeker %2-6 yağ %15-30 su %50 lif %1 kül %1. İÇinde kalsiyum magnezyum demir aminoasitler A ve C vitaminleri proteinler bulunur. Meyveye acı tat veren maddeye oleuropein denir.
Toplanması ağaçtan veya yerden olur. Ağaçtan elle (sağma taraklama) sırıkla (çırpma) çırpıcıyla makineli sarsmayla yapılır. Yerden toplanacaksa ağaç silkelenir. Üreticiler tayfa denilen çırpıcı işçiler çalıştırır. Adambaşı saatte 6 kilo toplanır. Toplananlar sepetlere çuvallara kasalara konur depolanır fermantasyona gider. Yere düşenler fırça tarak veya emici borularla hemen toplanır. Vaktinden önce yere düşen meyveye dipzeytini denir. Depolar serin ve havadardır zeytin depoda 2-3 gün bekletilir. Taşıma çuvallarla yapılır.

Alt türler

Olea europaea subsp. europaea. Avrupa ve Türkiye
Olea europaea subsp. cuspidata. İran ve Çin
Olea europaea subsp. guanchica
Olea europaea subsp. maroccana. Fas
Olea europaea subsp. laperrinei. Arjantin Sudan Nijerya

Domates faydaları,Domates yararları

Domates faydaları

Kanserden koruyucu ve yaşlanmayı zihinsel bedensel olarak yavaşlatıcı bir sebze.C ve E vitaminleri içerir.Domates zengin bir potasyum kaynağıdır ve çok az miktarda tuz bulunur.Yüksek kan basıncını düşürmeye yardımcı olur ve vücudun su tutmasını engeller.Kalp hastalıklarına ve prostat kanserine karşı etkilidir.”Beta karaton’e yakın olan likopen içeriyor.Likopen vücudu kalp hastalıklarına karşı koruyan madde arasında yer alıyor.Araştırmacılar domatesin prostat kanseri riskini azaltığını gösterdi.Haftada en az iki kez domates yiyen erkeklerin, diğerlerine göre prostat kanserine yakalanma riskleri daha az.”

HÜNNAP ÇEŞİTLİ ETKİLER! VARDIR

Nefes yolları rahatsızlıklarında etkisi fazladır. Boğaz yan­ması, bronşit, astım, nezle, ses kısıklığı hallerinde çok fayda verir. Göğsü yumuşatır, balgam söktürür.
Barsak ve idrar folları yanmasını geçirir, oralara yumu­şaklık verir, idrar söktürür, pekliği
giderir.
KULLANILIŞI :
1 litre suya 40 gr. konur ve ısıtılmağa başlanır, kaynama başladıktan yarım saat sonra indirilir, süzülerek sıcak sıcak içilir.
NOT: Kadın ve erkekte cinsel arzuyu azaltır

SUMAK HAZIM YOLLARINDA TESİRİ FAZLADIR

Ekşi olup bol tükrük söktürür, “ekmek, makarna gibi nişastalı yiyeceklerin hazmını kolaylaştırır.
Mide ifrazatını da atrtırarak et, yumurta, süt gibi prote­inli yiyeceklerin kolay hazmına yarar.
Yaşlı ve hasta kimselerdeki hazımsızlık ve iştahsızlığı giderir. Barsak bozukluğu ve ishalleri durdurur.
ŞEKER HASTALARINA DA YARARLIDIR:
Bol tanenli olup. şekerlilerde kanda şekeri düşürür. Organik asidi ile vücutta şeker sarfını kolaylaştırır.
KULLANILIŞI :
Toz haide yemekler üzerine ekerek kullanılır.
Dışarda yemek yiyenler, yanlarında taşıyarak yemek üze­rine ağızlarına 1 kahve kaşığı atabilirler.
Bilhassa ağır yağlı et, hamur işleri üzerine ekildiğinde ko­lay hazmettirir.
Günde yenilecek miktar 1-2 kahve kaşığıdır.
NOT : Fazlası peklik verir. Tansiyonu yüksek olanlar sumağı az veya hiç kullanmamalıdır.

VANİLYA .SİNİR VE KALP İÇİN ÇOK FAYDALIDIR

İştahsızlık, aşırı üzüntü gibi sebeplerle vücudu ve sinir­leri zayıf düşenlere ruhi deprasyon geçirenlere, sair sinir bo­zuklukları olanlara çok fayda verir.
Bilhassa aşırı ruhi ve bedeni zayıflatıcı olan kadınlara çok fayda verir. Onların ruhen düzelmelerini sağlar.

Yabani Kereviz

YABANİ KEREVİZ
ÇOK FAYDALI BAHARATLARDAN BİRİDİR :
Böbrekleri çalıştırır, bol idrar sokturur; idrar tutukluğu. Mesane iltihazı, böbrek iltihabı,.Albümin. böbrek kifayetsizlik­lerinde çok fayda verir.
Vücutta çeşitli hastalıklardan biriken suyu dışarı atar.
Damla ve romatizmalılara çok faydalıdır.
Hanımlarda. Reglin kısa sürede kesilmesini önler ve regl söktürür.
Kalp kaslarını kuvvetlendirir atışını normalleştirir ve ptânssı ile kalb ve böbrekte vaki iltihapların iyileşmesine yar­dım eder.
* KULLANILIŞI :
Baharat olarak toz halde çorba vesai’r yemeklere yenile­ceği zaman 1 kahve kasığı ekişilir. Günde 2 – 3 kahve kaşığı.
1 taş sıcak suyu 1 kahve kaşığı konur, 15 dakika sonra aç karnına içilir. Günde 2-3 tas içilir.

Zater

ZATER
HAZIM YOLLARINA FAYDALARI:
Mide tenbelliği, hazım zorluğu ve hazım bozukluğunu ge­çirir. Mide ağrılarını dindirir.
Mide ve barsaklarda gazı keser.
Barsaklardaki kokuşmayı ve vücudun zehirlenmesini ön­ler. İshalleri derhal ve zararsız şekilde keser.
Barsak iltihazı varsa, oraların mikroplarını öldürerek, çarbucak iyileşmesini sağlar,
SİNİR SİSTEMİNDE ETKİLİDİR :
Zihni yorgunluğu ve sinir zafiyetini giderir, ruhen ve be­denen canlılık sağlar.
Cinsel gücü artırır, iktidarsızlığı giderir.
NEFES YOLLARINDA FAYDALIDIR:
Bronşları dezenfekte eder, bronşit, öksürük ve Astım’ın iyileşmesini çabukiaştırır. Rahat nefes aldırır.
KULLANILIŞI :
1 tas sıcak suya 1 kahve kaşığı konur, 10 dakika dinlen­dirip, yemekten önce veya sonra içilir.
Mutfakta: Makarna, pilav, nohut fasulye, et, çorba vesair yemekler üzerine ekerek hazımları kolay olur. Bayat et ve balık yemeklerinin insana zarar vermesini önler.

Toplam 13 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.1234510...Son »
.