‘Cinsel Sağlık’ Kategorisi Yazıları


Kısırlık ve Tedavisi

Gebelik isteği ile bir yıl boyunca düzenli ilişkiye girip gebe kalamama durumuna kısırlık(infertilite) adı verilir. Türkiye’de kadınlarda görülme olasılığı %15′tir.Çiftlerin malesef büyük çoğunluğu ilk bir ay içersinde gebe kalmayı arzulamaktadır. Yeni evlenen çiftlerin düzenli ilişkiye girmelerine rağmen kadının gebe kalma olasılığı %10-25 civarlarındadır.Bir yıl sonunda ise bu değer %85′tir. Yaş ilerledikçe gebelik oranında azalmalar olmaktadır. Kısırlığın tek sebebi kadınlar değildir.Gebe kalamama durumunda sorun %40 erkeğe, %25 kadından kaynaklanmaktadır. Gebelik birçok nedene bağlıdır. Yazının Devamını Okuyun.. »

Vajinismus

Vajinismus rahatsızlığından dolayı cinsel terapi seanslarına gelen çifte “sorunun ne olduğunu” sorduğumda, genelde;
“karı-koca olamadık”
“o işi yapamadık”
“sevişiyoruz ama birleşme olmuyor” gibi cevaplar alırım.
Seansta kadına sorunun nedenini sorduğumda ise “sanki vajinamda bir et var, kapatıyor” ya da “sanki bir duvar var geçemiyoruz” gibi cevaplar gelir.

Peki bu tür sıkıntılara yol açan vajinismus rahatsızlığı nedir?
Vajinismus, birleşme denendiğinde vajinanın dış üçte birlik kısmında bulunan kasların istemsiz, istemeden kasılması olarak tarif edilebilir. Bu istemsiz kasılmalara bacakların kapanması, korku, giriş olmayacağı düşüncesi ve bedenin hemen her yerinde kasılma eşlik eder.

Vajinismus neden ortaya çıkar?
Cinsel eğitimsizlik, kadınların kendi cinsel organlarını tanımamaları, cinselliğin yasak ve bastırılmış olması, bekaret kavramına verilen abartılı önem, yanlış inançlar ve aile yapısı gibi pek çok faktör bu rahatsızlığın oluşmasına sebep olur. Şimdi bu başlıklardan bazılarını biraz daha inceleyelim:
Cinsellikle ilgili yanlış bilgi ve inançların vajinismusun ortaya çıkmasında etkili olduğunu bilinmektedir. Bu yanlış bilgi ve inançların oluşmasında küçüklükte ya da sonrasında duyulan korkutucu hikayelerin etkili olabileceği düşünülmektedir. Örneğin bir çalışmada vajinismusu olan kadınların % 75’inin koitus (cinsel birleşme) sırasında çok fazla acı duyacaklarından korktukları belirlenmiştir. Ayrıca vajinismuslu kadınların bazılarının, bedenlerinin fiziksel olarak farklı olduğuna inandıkları, kendi cinsel organlarından utandıkları,beğenmedikleri ve hatta anormal sandıkları söylenebilir.
Vajinismusu olan kadınlarda acı korkusu, hamilelik korkusu ve vajinanın çok küçük veya penisin çok büyük olduğu inancından dolayı, penisi içine alamayacağı düşüncesinin yanı sıra “ cinsel ilişki pis birşeydir” düşüncesi de görülebilir.

Vajinismusun sorununun ortaya çıkmasında önemli olabilecek bir diğer unsur ise anne-baba- kız arasındaki aile ilişkileridir. Bazı araştırmacılar vajinismusu olan kadınların çok katı bir disiplin içinde büyümüş olabileceğini, bu ailelerde kuralları babaların koyduğunu, annenin de bu kurallara uymak için elinden geleni yaptığını söylemektedir.

Vajinismus genellikle ilk cinsel birleşme denediği andan itibaren ortaya çıkar. Bu sorunla terapiye gelen çift bunun sadece kendilerinin başına geldiğini sanır, oysaki ülkemizde vajinismus oldukça yaygın bir sorundur. Vajinismusun kadınlarda en sık görülen cinsel işlev bozukluğu olduğu söylenebilir. Ülkemizde batı ülkelerinden çok daha sık görüldüğü bilinmektedir. Hatta bazı kaynaklara göre ülkemizde cinsel tedavi için terapiye başvuran her iki kadından birinin,yani % 50 sinin vajinismus olduğu belirtilmiştir.

Çift genelde sorunun kendiliğinden geçmesini bekler. Düzelmediğini görünce ilk başvurdukları kişi kadın hastalıkları uzmanı olur, oysaki bu kadınların jinekolojik muayenesi zor ve bazen imkansızdır. Çünkü kadın o kadar çok korkar ve kasılma yaşar ki muayene gerçekleşemez.

Ülkemizde vajinismusu olan ve olmayan kadınları karşılaştıran bir araştırmada şu sonuçlar çıkmıştır: vajinismusu olan kadınların çoğunun cinsellikten aldıkları zevkin düşük olduğu, bu kadınların diğer kadınlara göre daha az sıklıkta cinsel ilişkide bulunduğu.

Birlikteliği süren çiftlerde cinsel birleşme denemeleri zamanla azalır, birleşme olmaksızın cinsellik sürer ancak cinsel ilişkiden ve ilişki sırasında dokunmaktan da zamanla kaçındıkları söylenebilir. Cinsel doyumun bu nedenlerle azalması kaçınılmazdır ve eğer vajinismusu olan kadın ve erkek arasında cinsel ilişkileri hakkında konuşmakla ilgili bir iletişim sorunu yaşamıyorsa tedaviye gelmek için anlaşırlar. Çözüm arayışının genellikle evliliklerinin ilk yıllarında başladığı ancak bazı kişilerde tedavi başvurusunun yıllar sonraya ertelenebildiği de görülmüştür. Bu çiftlerde çocuk sahibi olma isteği ya da çevrenin yaptığı baskı da tedav için gelmelerinde etkili olabilmektedir. Vajinismusu olan çifterde boşanma oranının da oldukça yüksek olduğu belirtilmektedir.
Bazı vajinismus sorunu yaşayan kadınların ise Hymen (kızlık zarı) operasyonu ya da vajinanın lokal anestezik uygulamaları ile tedavi olmaya çalıştıklarını üzülerek duymaktayız. Ancak bunlar vajinismus tedavisinde etkili olmadığı gibi bir sonraki tedavi girişimi için zorlaştırıcı olmaktadırlar.

Ayrıca alkol, psikiyatristin önerisi dışında kullanılan ilaçlar veya jel kullanımı da ortaya çıkan istemsiz kasılmalar ve kaygının ortadan kalkmasını sağlamaz.
Vajinismus tedavisi olarak yapıldığını duyduğumuz bir başka yanlış uygulama ise bu sorunu “tek seansta” çözme önerisidir. Bu amaçla ağrı kesiciler, kayganlaştırıcılar,sakinleştirici-uyku getirici ilaçlar ve lokal anestezik maddeler bir arada kullanılmaya çalışıldığı duyulmaktadır. Bu yöntemler de etkisizdir, çünkü yukarda vajinismusun ortaya çıkmasında etkili olan nedenler sıralandığında görüldüğü üzere vajinismuslu kadının “bedeninde bir bozukluk olduğu” yanlış inancını güçlendirmektedir. Ayrıca bu yöntemlerle uygulanan bazı yöntemler etik de değildir.

Bu sorunun çiftin ilişkisine şu şekilde yansıyabilir; kadın kendini yetersiz ve kadınlığını eksik olarak değerlendirebilir, suçluluk duyar. Erkek ise eşinin kendisini istemediğini ve reddedildiğini düşünebilir ve bu nedenle öfkeli ve kırgın olabilir. Hatta bazı erkekler eşinin bekareti karşısında şüphe duyduklarını bile söyler. Ayrıca erkek yetersizlik hissederek sertleşme güçlüğü yaşayabilir. Yine erkeklerde cinsel isteksizlik ve uyarılma güçlükleri görülebilir. Hem kadın hem de erkekte depresyon da ortaya çıkabilir.

Vajinismus tedavisi olan bir rahatsızlıktır. Tedavinin başında, rahatsızlığın ortaya çıkmasına ve sürmesine neden olan faktörleri anlamaya çalışırız. Tüm vajinismus tedavisi seansları süresince, hem kadın hem de erkekle çalışılır; çünkü sorun sadece kadının ya da sadece erkeğin sorunu değil çiftin sorunudur.
Tedavi süresince cinsel organların yapısı, fizyolojisi ile özellikle vajinanın ya da vajinismusun yapısı hakkında bilgi vermek çok önemlidir.
Tedavide izlenecek adımlar ve süresi hakkında bilgi vererek tedavi sürecine başlanır.
Çiftin etkin katılımı ve iyi eğitimli bir cinsel terapistin işbirliğiyle, vajinismus tedavisi çok büyük oranda yüz güldüren sonuçlar vermektedir.
Vajinismusla ilgili sorularınız için sitede bulunan iletişim bilgilerimden arayabilirsiniz.

Yararlanılan Kaynaklar:
Cinsel Yaşam ve Sorunları ( Cinsel Eğitim Tedavi ve Araştırma Derneği-CETAD )
Cinsel İşlev Bozuklukları Monograf Serisi 1: Cinsel Sorunlara Genel Yaklaşım
Cinsel İşlev Bozuklukları Monograf Serisi 3: Kadınlarda Cinsel İşlev Bozuklukları
Cinsel Eğitim Tedavi ve Araştırma Derneği –CETAD- Eğitim Notları (2007-2008, İstanbul )

Kızlık Zarı Yapılması (Himenoplasti)

Dini inançlarımız,örf ve adetlerimiz gereği tıp dilinde hymen denilen kızlık zarı yırtılmaları birçok genç hanım için büyük sorun olmaktadır. Bu tip sorunu olan hanımlara müjde gibi bir haber vermek istiyoruz.
Bu problem artık kesin olarak çözümlenebiliyor. Hem de geçici değil kalıcı bir çözüm. Yani eskiden olduğu gibi zifaf’tan 2 – 3 gün önce dikme değil.

Yeniden anadan doğma zarın aynısı basit bir ameliyat ile ve sürekli kalıcı olarak yapılabiliyor. Ameliyat, narkoza gerek kalmadan lokal anestezi etkisi ile yapılmakta. 30 – 45 dakika sürmektedir. Hasta ameliyattan hemen sonra evine gidebilmektedir.

Küretaj yaptırmış ya da çocuk doğurmuş hanımlara da bu ameliyat başarı ile uygulanabiliyor. Yeniden yapılan himen hastanın kendi dokusundan oluşturulduğu için anadan doğma ile hiçbir farkı yoktur.

Birçok meslektaşımızdan yırtılan kızlık zarının tamir edilemeyeceğini,zarın dikişle kaynamasının mümkün olmadığını duymuş olabilirsiniz. Aslında söyledikleri doğrudur. Yırtılan zar tamir edilemez. Çünkü çok hassas bir yapısı olan zar dikiş tutmaz. Tamir amacı ile konulan dikişler 2-3 gün içinde kendiliğinden açılırlar.

Bizim belirttiğimiz yöntemde zar tamir edilmiyor. Yırtılan zar kalıntılarından ve vagina iç örtüsünden oluşturulan flep’ler (kan damarları korunduğu için beslenebilen dokular) ile yeniden zar yapılmaktadır.

15 yıldır başarı ile uygulanan bu himenoplasti yöntemi ile önemli bir toplumsal soruna çare olunmakta ve kazaya uğramış birçok genç kızımızın hayata yeniden umut ile bakması sağlanabilmektedir.

Kızlık Zarı Muayenesi ve Bekaret Raporu

Hastalar için zor ve korkutucu olsa da kızlık zarı muayenesi normal jinekolojik muayeneye benzemektedir. Hasta jinekolojik masaya alınır ve labium minus da dediğimiz küçük dudaklar aralanarak kızlık zarı incelenir. Bazen hekim kaymayı önlemek amacıyla gazlı bez ile küçük dudakları tutabilir. Küçük dudaklar yanlara ve dışa doğrı çekilir, bu şekilde kzılık zarı net görünür hale getirilir. Bazen kızlık zarı daha içerde olabilmektedir, bu durumda da hasta ıkındırılarak kızlık zarı daha belirgin hale getirilmeye çalışılır. Tüm bu işlemler esnasında herhangibir ağrı veya acı duyulmaz…

Kızlık zarı muayenesini kadın doğum uzmanı veya adli tıp uzmanı tarafından yapılır ancak rapor verme veya muayene sonucunu yazıya dökme işlemi yalnızca adli tıp uzmanı tarafından ve savcılıktan alınan yazı ile yapılabilir. Kadın doğum uzmanı durumu muayene olan kişiye ve eğer muayene olanın rızası , izni varsa yanındakilere sözlü olarak bildirebilir. Rapor verildiği an için geçerlidir, muayene sonrası kişi ilişkiye girebilir ve bekaretini kaybedebilir, rapor verildiği zamandan sonrası için geçerli değildir…

Kızlık Zarı Yırtılması ve Kanama

Kızlık zarı ilşiki, travma, kaza veya nadiren de spor yaparken yırtılabilmektedir..Kızlık zarı zarsı ince bir yapı olup vajina girişinden ortalama 2 cm geride yer alır.

Vajinayı çepeçevre iç kısımdan sararak içeri doğru bir çıkıntı oluşturur ve vajina iç duvarını daraltır. Normalde vajina genişleyebilen bir yapıya sahiptir, bunu en güzel ve çarpıcı olarak doğum esnasında 10 cm çaplı başın geçişine izin vermesinde görmekteyiz.Ancak kızlık zarı genişleme özelliğine sahip değildir (sadece elastik tip kızlık zarı genişleyebilir) ve içeri giriş olduğunda yırtılarak kanama meydana gelir.

Burada kanama değişik miktarlarda olabilir. Eğer kanlanması yoğun bir yerden yırtılma olursa veya aşırı kalın, etli kızlık zarı yapısı mevcutsa kanama aşırı olur ancak kanlanması az olan bölgeden olan yırtılmalarda kanama fark edilmeyecek kadar az olabilmektedir.

Bazı kızlık zarları yukarıda da belirttiğimiz gibi elastik olabilir , bu tip kızlık zarı ortalama her 10 bayandan birinde görülebilmektedir ve bunlarda ilşki ile kanama meydana gelmez. Bu durum bazen eşler arasında büyük problemlere sebep olabilmekte ve eşin kendisini kız olduğunu , daha önce cinsel ilişki yaşamadığını ispatlama çabasına sokabilmektedir…

Kızlık Zarı Dikimi

Kızlık Zarı Dikimi
Kızlık zarının latince adı hymendir ve HYMEN Yunan mitolojisinde Evlilik Tanrısının ismidir. Anatomik ve fizyolojik açıdan kızlık zarının bilinen bir işlevi yoktur. Genital sistem enfeksiyonlarına karşı koruyucu bir işlevi olduğu düşünülmektedir.

Anatomik olarak kızlık zarı vajinanın hemen giriş kısmında yerleşmiş, vagina içinde değil vaginanın hemen girişinde , dudakların 1-1,5 cm içindedir ve küçük dudaklara bağlıdır.Ortasında adet kanının ve vaginal salgıların akmasına olanak tanıyan ufak bir delik bulunmaktadır.

Hymen ilişki, masturvasyon veya muayene ile yırtılabilir.Yırtılma esnasında bir miktar kanama gelmesi beklenir ancak her zaman kanama olmaz bu da bizim gibi toplumlarda önemli sorunlara yol açmaktadır.Bazı tip kızlık zarları elastik kıvamdadır ve ilişki esnasında kanama olmayabilir. Bu tip kızlık zarları ancak doğum esnasında yırtılırlar. Kızlık zarının ortasında bir açıklık bulunmaktadır ancak nadiren bu açıklık bulunmayabilir , yani dış ortamla ilişkisi olmayabilir. Bu gibi durumlarda sekresyonlar (salgılar) ve adet kanı dışarıya akamaz ve kan içeride birikmeye başlar ve bir süre sonra tüplerden geçerek karın içine birikir. Bu gibi durumda hastada şiddetli ağrılar meydana gelir, bunun tedavisi cerrahi müdahale ile kızlık zarında bir açıklık meydana getirmektir.

Kızlık zarı dikilerek onarılabilir , burada başarı yırtığın oluş zamanına ve dokuların vereceği cevaba bağlıdır. Kızlık zarının tamirinde esas amaç zarı eski anatomik yapısına kavuşturmak ve cinsel birleşme esnasında kanamanın meydana gelmesini sağlamaktır.

Kızlık Zarı Muayenesi

Kızlık zarının latince adı ”Hymen” olup ”Evlilik Tanrısı” nın ismidir.

Bakire kızlarda enfeksiyona karşı koruyucu olduğu düşünülen kızlık zarının tıbben bir yararı yoktur. Kızlık zarı bakireliğin bir göstergesi olarak kabul edilmektedir.

Kızlık zarı tıp dünyası için çok basit bir konu olmasına rağmen sosyal yaşamda eğitim ve gelir düzeyi her ne olursa olsun karmaşık bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır. Kızlık zarı muayenesi olmak isteyen zengin, fakir, köylü, şehirli, okumuş, okumamış,kültür düzeyi farklı her kesimden insanla karşılaşabiliyoruz.

Kızlık zarı esnek olan, ilişkiye rağmen esnediği halde yırtılmayan ya da ilk ilişkide kızlık zarı yırtıldığı halde hiç kanaması olmayan birçok kadın mevcuttur ve ilk ilişkide kanaması olmayıp soluğu doktorda alan çiftler oldukça fazladır. Kızlık zarının esnek olduğu ancak doktor muayenesi ile anlaşılabilir. İlk defa cinsellik yaşadığı halde kızlık zarında kanama olmadığında, fazla zaman geçirmeden jinekolojik muayene yapıldığında kızlık zarında taze oluşan çatlaklar ve yırtıklar gözlenebilir, yakın zamanda ilk ilişki olduğu saptanabilir. İlk cinsel ilişki üstünden 7-8 günden fazla zaman geçerse, bu ilişkinin ne zaman gerçekleştiği artık tespit edilemez. Yırtılan kızlık zarının kendi halinde tekrar birleşmesi mümkün değildir. Tam bir cinsel ilişki olmadığı ve kızlık zarı bozulmadığı halde bakire iken bile kızlık zarının önüne spermlerin bulaşması sonucunda gebelik ortaya çıkabileceği unutulmamalıdır.

Kızlık zarı muayenesinde, 18 yaşın altında olanlar için velisinin izni gerekir. Bilgilendirilmiş onay formu veli tarafından imzalandıktan sonra himen muayenesi yapılabilir.

On sekiz yaşın üstünde ailesi tarafından kızlık zarı muayenesine getirilenlerin kontrolü her zaman sorun yaratmaktadır. Ailesi ile gelen genç kız bakire değilse ve aile genç kıza şiddet uygulayacak despot bir aile ise doktor bu durumu aileye açıklamak zorunda değildir. Daha doğrusu bu tür aileler, kızlık zarı muayenesi için devlet hastanesine giderek sağlık kurulu raporu almaları yönünde teşvik edilmelidir. Kızlık zarı muayenesi yapmak doktor için kanuni bir zorunluluk değildir.

Kişi 18 yaşın üstünde ve ancak kendi isteği ile kızlık zarı muayenesi olmak isterse , jinekolog bu muayeneyi yapmalıdır. Kendisi istemediği halde ailesi tarafından zorla kızlık muayenesi için doktora getirilen genç kızlara himen muayenesi yapmak etik açıdan doğru değildir.

Eğer suç teşkil eden adli bir durum söz konusu olursa, ailenin savcılığa şikayette bulunması ve adli merciler tarafından görevlendirilen bir hekim tarafından himen muayenesi yapılması zorunludur. Tutulan kızlık zarı ile ilgili rapor usulüne uygun olarak adli birimlere iletilir, rapor aileye verilmez.

Hangi nedenle kızlık zarı kontrolü istenmektedir?

-İlk defa normal vajinal ilişkiye girdiği halde kanaması olmayanlar.

- Evlenmeden önce bir sorun olup olmadığını anlamak için (daha önce hiç cinsel deneyimi olmayanlar bile kızlık zarını merak ederek muayene olmak istemektedirler).

-Daha önce erkek arkadaşı olduğu, belli bir ölçüde cinsellik yaşadığı halde kızlık zarına zarar gelip gelmediğini öğrenmek isteyenler.

-Çocuk yaşta dış genital organına ait bir travma öyküsü olanlar ya da bir kaza geçirdiklerinde bu bölgeden kanaması olanlar.

-Evli olduğu halde kızlık zarı engeli nedeniyle ilişkiye giremeyenler.

- Savcılık tarafından adli vaka (tecavüz vakası) olarak gönderilenler.

Kızlık zarını diktirme nedenleri:

-Çeşitli nedenlerle bekaretini kaybedenlerin özellikle evlenmeden önce, toplum baskısı nedeniyle nikah gecesi ilişki sırasında mutlaka kanama olmasını istedikleri için,

-Daha önce ilişkiye girdikleri halde evlilik öncesi herşeyin rituele uygun olmasını önemsedikleri için,,

-Yıllarca evli olduğu halde özel günlerde fantezi olması için

kızlık zarını diktirmek istemektedirler

Kızlık zarı dikilmesinde, ilişki sayısının hiçbir önemi yoktur, kızlık zarı birçok defa dikilebilir. Lokal ya da genel anestezi altında evlenmeden aylar önce ya da birkaç gün önceden kızlık zarı ilişki sırasında kanayacak şekilde kalıcı ya da geçici olarak dikilebilir. Kızlık zarı hiçbir zaman eski haline getirilemez. Kızlık zarı tamiri işleminde yapılan müdahale, sadece kanama sağlayacak şekilde kızlık zarını yeniden oluşturmaktır.

İlk Gece – Gerdek Gecesi – Zifaf Gecesi

İlk Gece,Zifaf,Gerdek Gerçekte kızlık zarı vajina girişini ancak kısmen kapayan, oldukça ince bir zardır. Tümden kapalı olması imkânsızdır, hiç değilse âdet kanı oradan akacaktır. Kızlık zarı aralığı kiminde çok küçük, kiminde nispeten geniş olur. Kimi kızlık zarı oldukça kalın, kimisi ipinceciktir. Ne var ki kızlık zarı elastik bir dokuda olduğu için zardaki aralık, kas gevşetmesi ile ya da penisin zorlamasıyla genişleyebilir. Aralık, penisin zorlamasıyla genişlerse, bu durum biraz kanamaya ve geçici bir ağrıya neden olur, ama vajinanın kendisi herhangi bir zarar görmez.

İlk İlişkide Kanama Olmaması İlk cinsel ilişkide kanamanın olmaması, kültürümüzde ve diğer bazı kültürlerde kadının bakire olmadığının bir kanıtı olarak kabul edilmektedir. Bu çok büyük bir yanılgıdır. Her kadının anatomik yapısı birbirinden farklıdır ve kızlık zarı bazı kadınlarda o kadar esnektir ki, penis içeriye girdiğinde, ve özellikle de vajina giriş bölgesi yeterince kayganlaşmışsa kızlık zarı yırtılmadan kalır. Bu duruma her 100 genç kızdan birinde ve belki daha fazlasında rastlanabilir. Bazı kadınlarda da kızlık zarının üzerinde yer alan damar yapıları çok az olduğundan, zar yırtılmasına rağmen gözle görülebilen bir kanama gerçekleşmeyebilir. Bazı durumlarda ilk cinsel birleşme birinci denemede ve sonraki birkaç denemede gerçekleştirilemeyebilir. Bunun en sık görülen nedeni sanıldığı gibi kızlık zarının kalın olması değildir.

En sık görülen neden, genç kadının kendini cinsel ilişkiye hazır hissetmemesidir. Bu durumda kadın kendini gevşetemeyecek, vajinanın girişinde yer alan güçlü kaslar kasılı kalacak ve vajina giriş bölgesinde yeterince kayganlık sağlanamayacağından penisin vajinanın girişinde yer alan kas ve kızlık zarı engelini aşması zor olacaktır. Erkek böyle bir durumda genç kadının canının yandığını hissettiğinde belli bir süre sonra girişimden vazgeçecektir. Ender görülen bir neden de kızlık zarının gerçekten kalın olmasıdır.

Jinekoloji kliniğine “ilk ilişkiyi başaramama” nedeniyle başvuran kadınların bir kısmının özgeçmişinde arka arkaya yapılan ilişki girişimleri sonuçsuz kalmıştır ve muayenesinde de gerçekten kızlık zarı kalındır. Bu durumlarda bazen ufak bir cerrahi müdahale ile kızlık zarının doktor tarafından açılması gerekebilir. İlk Gece Kanaması Ne Kadar Sürer? Kızlık zarının yırtılması esnasında bazen yırtık kızlık zarından vajinaya doğru genişleyebilir. “Deflorasyon kanaması” (deflorasyon kızlık zarının yırtılması anlamına gelen bir kelimedir) olarak adlandırılan bu durum hemen her zaman ön sevişmenin yetersiz olduğu, kadının kendini yeterince hazır hissetmediği bir zamanda, erkeğin “sert hareketlerle” cinsel ilişki denemesinde bulunmasından kaynaklanır.

Çoğu durumda erkek kadının ağrı duymasına duyarsız bir şekilde girişimi sürdürmüş ve “yırtık” olması gerekenden daha büyük olmuştur. Normalde kızlık zarı bozulduğunda kanama en geç yarım saatte durur. Geniş bir yırtık oluştuğunda ise ya hemen başlayan şiddetli bir kanama, veya ilişki bitmesine rağmen uzun bir süre devam eden bir kanama söz konusudur. Yapılan jinekolojik muayenede yırtığın yeri tespit edildikten sonra lokal anestezi, veya geniş yırtıklarda genel anesteziyle yırtık onarılarak kanama durdurulur. Kanama miktarı fazla değilse, her ilişkide oluşan kanama kısa süreliyse endişelenecek bir durum yoktur . İlk ilişkiden sonra kanamadan korkarak ilişkiden kaçınmanın anlamı yoktur , istenildiği kadar ilişkiye girilinebilir, oluşan kanama aşırı değilse endişelenmeye gerek yoktur.

Başarılı bir “İlk Gece” için kadının yapması gereken, eşine hazır olduğu veya henüz hazır olmadığı mesajını net olarak verebilmesi, ön sevişme aşamasının kontrolünü kendi eline almasıdır. Erkek ise kadının kendisinden farklı olan doğasını kabul etmeli, bir kadının cinsel ilişkiye hazır olmasının erkekten daha uzun sürdüğü gerçeğini göz önünde bulundurmalıdır. Daha sonraki ilişkilerin aynası olabilecek bu ilk ilişkide erkek, kadının gevşemesi ve rahatlaması için elinden geleni yapmalı, sabırlı olmalıdır.

Kızlık Zarı Hapı ve Suni Kanamanın Zararları Başarısızlıkları

Kızlık Zarı Hapı – Bakirelik Hapı ve Suni Kızlık zarı kanaması

Piyasaya çıkan ve vajinal kılcal damarlarda ve kızlık zarında tekrar kılcal damarlanmayı artırmak üzere ilk ilişkide kanamayı bakirelik kanamasını olacağını belirten iliaçları tavsiye etmiyoruz.Unutulmamalıdırki kılcal damar genişlemesi yanlızca vajina ve kızlık zarı bölgesinde olmamakta hayatı tehlikeye sokabilecek beyin damarlarında genişleme yaparak beyin kanamalarına,göz damarlarında genişleme yaparak göz içi kanamalara neden olabileceği gibi daha test aşamasında olupta vucut üzerindeki olumsuz etkileri sonderece fazla olan,sonuçları felçlik ve ölüme varabilecektir.Bu nedenle tavsiye etmiyoruz.

İlk cinsel ilişkide kanamanın olmaması, ağırlıklı Müslüman toplumda ve diğer bazı kültürlerde kadının bakire olmadığının bir kanıtı olarak kabul edilmektedir. Bekaret tabusunu aşamayan birçok toplumda, evlilik yapabilmek için “bakire” olmanın şart olduğu düşünülmektedir. Oysa ki, çocukluğundan itibaren cinsellik üzerine ailesi tarafından bilgilendirilmeyen, aşırı baskıyla yetiştirilen birçok genç, ilk cinsel deneyimini evlenmeden önce yaşamaktadır. Bu durum sizin ve aileniz için önemliyse çok küçük ve güvenli bir operasyonla fleep kaldırma yöntemiyle dokular tekrar bir araya gelirilmekte ve daha önce kürtaj ,doğum bile yapmış olsanız vajina hiç ilişkiye girilmemiş gibi dar ve sıkı aynı zamanda bakirelik doğal kanaması olmaktadır.Bunu saglamak için suni yöntemlere gerek kalmadan,saglığınıza zarar vermeden çok küçük bir operasyonla kızlık zarınıza ve kanamasına kavuşabilirsiniz.İnsan sağlığı ve can güvenliği birinci sırada tutulmalıdır. Vajina daraltılması ve kalıcı fleep kaldırma ile yapılacak kızlık zarı hymenoplastyle bu sorun aşılabilir.

Bekaret ( Kızlık Zarı ) Tamiri ve Fleep Kaldırma Yöntemi Nedir ?

Flep yöntemi kızlık zarı onarımında en kalıcı ve güvenilir yöntemdir. Flep yönteminde vajina girişinden kaldırılan iki damarlı flep yani doku parçası ile kızlık zarı yeniden yapılabilmektedir. Ancak bu ameliyat özel bir ameliyattır ve başarılı olması için tecrübe gerekir. Flep yöntemi için kızlık zarının ne zaman yırtıldığı önemli değildir. Ayrıca daha önceki ilişki sayısı ve süresinin de önemi yoktur.

Damarlı dokulardan oluşturulduğu için neredeyse orijinal kızlık zarına göre kanama olasılığı daha yüksektir.
Ameliyat lokal anestezi altında yapılır. Ameliyat devresi için adet kanamasına en az 10 gün kala uygun zamandır. Kızlık zarı flep yöntemi ile birlikte diğer bir cinsel estetik ameliyat olan labioplasti ya da küçük dudakların estetik ameliyatı da birlikte yapılabilir. Kızlık zarı flep yöntemi ameliyat sonrası normal hayatınıza dönebilirsiniz. Ancak 1-2 gün istirahat daha uygun olur. Ameliyat sonrası antibiyotik ve ağrı kesici kullanılır.

Kızlık zarı flep yöntemi ameliyat sonrasında cinsel bölgede gerginlik oluşturacak hareketlerden kaçınmalısınız. Barsakları yumuşak tutmalı, kabız olmamalı, uzun süre ayakta kalmamalı, cinsel bölgeyi kuru ve temiz tutmalısınız. Ameliyatta eriyen dikişler kullanılır, dikişler erir, iz kalmaz. Yapılan zar sonraki ilişkiye kadar ( Yııllar sonra bile olsa) kalıcıdır. Kanama oranı çok yüksektir.Yüz güldürücü hayat kurtarıcı bir işlemdir.Gerekli gördüğümüz hastalara kliniğimizde bu yöntemi uygulamaktayız.

Toplam 12 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.1234510...Son »
.