‘Cinsel Sağlık’ Kategorisi Yazıları
Hamile kalmak için en uygun pozisyonlar
Uzmanlar, spermin vajina içinde en uzun süre kaldığı pozisyonların hamile kalmak için en uygun pozisyonlar olduğunu belirtiyor. Ayrıca kadınların da cinsel ilişki sonrası alacakları önlemlerle gebe kalma olasılığını artırabilirler…
Misyoner pozisyonunda (erkeğin üstte olduğu) ilişki sırasında ve sonrasında 1 saat süre ile belinizin altına yastık koyarak rahim ağzınızın spermleri daha kolay ve daha uzun süre ile tutmasını sağlarsınız. Fakat yastığın aşırı kalın olmaması gerekmektedir.
Diz dirsek pozisyonundaki beraberlik hamile kalmak için en uygun şekildir. Bu şekildeki bir beraberlikten sonra da sırt üstü yatarken belinizin altına 1 saat süre ile uygun kalınlıkta bir yastık koyun.
Ayakta, oturarak veya kadının üstte olduğu pozisyonlar spermin vajina dışına akışını hızlandırdığı için gebe kalmak için uygun şekiller değildirler.
En alışılmış pozisyon; erkeğin üstte, kadınla yüz yüze olduğu pozisyondur. Kadınların çoğu bu pozisyonu yeğler. Bir çift, birleşmeye bu pozisyonla başlayabilir; erkeğin orgazmını geciktirmek amacıyla, birleşme sırasında pozisyon değiştirebilir ve daha sonra birlikte orgazm için en uygun pozisyon olan misyoner pozisyona dönülerek birleşmeye son verilebilir.
Gebe kalmak için en uygun pozisyonlar
Misyoner pozisyonu, öteki pozisyonların çoğundan daha elverişlidir. Birleşme daha az derin, uzun süreli ve duygusal ya da derin, kısa süreli ve sert olabilir.
Kadın, dizleriyle erkeğin omuzlarına dayanır. Bu, kilolu kadınlarda tam birleşmeye ve spermlerin rahim ağzının yakınında birikmesine yardım eder.
Diz çökmüş olarak yapılan arka yolla birleşme, eğer rahim retrovers (arkaya dönük) ise spermlerin rahim kanalına ulaşmasını sağlar.
Bebek sahibi olmak isteyen çiftlerin, yukarıdaki önerilere ek olarak Hamile kalmak için bunları yapın başlıklı yazımıza da göz atmalarını tavsiye ederiz.
Cinsel yolla bulaşan hastalıkların bulaşma yolları
Genellikle cinsel ilişki yoluyla insandan insana bulaşan mikroorganizmaların (mikrop) neden olduğu genital yol (üreme organları) enfeksiyonları “Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar” olarak adlandırılır. Cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korkmayın, utanmayın, kendinizi ve sevdiklerinizi korumak için önlem alın.
Hastalıklar nasıl bulaşır?
Cinsel yolla bulaşan hastalıklar ancak cinsel hastalığı olan birisiyle girilen cinsel ilişki sırasında ya da fiziksel temas sonucunda bulaşabilir. Doğal olarak birden fazla seks partneri olan kişiler, daha fazla risk altındadırlar.
Cinsel yolla bulaşan hastalıklar, kan yolu ile de bulaşabilir mi?
HIV ( AIDS virüsü), hepatit B virüsü ve frengi mikrobu kanda da bulunduğundan cinsel ilişki dışında kan yolu ile de bulaşabilen hastalıklardır. Bulaşmada kontrolsüz kan nakli, steril ( mikroplardan arındırılmış) olmayan şırınga ve iğneler, kesici ve delici aletler de rol oynar. Damar içi uyuşturucu bağımlılarının kullandıkları şırınga ve iğneler ile bu hastalıkların bulaşma riski vardır.
Cinsel yolla bulaşan hastalıkların hangileri anneden bebeğine bulaşabilir?
HIV enfeksiyonu, hepatit B, sifiliz (frengi), gonore (bel soğukluğu), herpes ve klamidyoz adı verilen hastalıklar gebelik süresince veya doğum sırasında anneden bebeğine bulaşabilir.
Bu hastalıklarda her zaman belirti olur mu?
Cinsel temastan sonra hastalık belirtilerinin ortaya çıkması için geçen süre (kuluçka süresi) hastalıktan hastalığa fark gösterir. Her zaman belirti olmayabilir. Bu süre günler (bel soğukluğu), haftalar (klamidyoz, hepatit B), aylar (frengi) ya da yıllar (AIDS) olabilir. Bazen de rahatsız etmeyecek kadar hafif belirtileri olabilir. Özellikle kadınlarda bazen hiç belirti görülmez. Ancak, tedavi edilmediği sürece, belirtisiz enfeksiyonu olanlar, bilmeden hastalığı başkalarına bulaştırırlar.
Belirtileri nelerdir?
- İdrar yaparken yanma, acıma, sık sık idrara gitme
- Peniste, vajinada, makatta veya ağızda yaralar, siğiller ve içi su dolu kabarcıklar oluşması
- Penis, vajina veya makattan akıntı olması.( Bu akıntı su gibi, süt gibi, beyaz, sarımtırak veya yeşil olabilir ve kokusu normal vajina akıntısından farklıdır.)
- Kasık kıllarında, makatta veya vajina etrafında kalıntı
- Kasıklarda şişkinlikler ve bezeler
- Yumurtalıkların birinde veya her ikisinde ağrı
- Karnın alt bölümünde ağrı
- Cinsel ilişkiden sonra kanama
Cinsel yolla bulaşan hastalıklarda bu belirtilerden biri ya da birkaçı beraberce görülebilir, ancak bunlar başka hastalılara da bağlı olabilirler. Tanı konması ve tedavi için cinsel yolla bulaşan bir hastalıktan şüphelendiğinizi söyleyerek doktora gitmelisiniz.
Bu hastalıkların tedavisi var mı?
Cinsel yolla bulaşan hastalıklar tedavi edilebilirler. Ancak AIDS’in tedavisi yoktur. Ayrıca Hepatit B’den de aşı ile korunabilirsiniz.
Tedavi edilmezse ne olur?
Eğer cinsel yolla bulaşan bir hastalığa yakalanıp tedavi edilmezseniz bu ciddi sonuçlar verebilir. Kısırlık ya da kadınlarda dış gebelik gibi… Ayrıca bir cinsel yolla bulaşan hastalığa yakalanmak, AIDS (HIV) virüsünü almayı kolaylaştırır.
Bu hastalıklar cinsel ilişki dışında da bulaşabilirler mi?
Bu hastalıklardan birinin mikrobunu taşıyanlar gebelik veya doğum sırasında taşıdıkları mikrobu bebeklerine geçirebilirler.
AIDS virüsü ve Hepatit B mikrobu taşıyan kişilerden kan nakli, steril olmayan iğnelerle kan alınıp verilmesi, tedavi yapılması, damardan uyuşturucu kullanımıyla (başkasının iğnesinin kullanılması ile) veya temiz olmayan iğnelerle dövme yapılması, kulak delinmesi gibi yollarla bulaşabilir.
Başkasının bardağını veya çatal kaşığını kullanmakla cinsel yolla bulaşan hastalıklara yakalanmazsınız.
Ayrıca başkasının nefes ve öksürüğünden, onunla el sıkışmak ve öpüşmekle da bu hastalıklar bulaşmaz. Böcek ve sivrisinek ısırması, tuvaletlerden (klozet kapağından), yüzme havuzları veya hamamlardan da bu tür hastalıklar bulaşmaz.
Cinsel yolla bulaşan hastalıklardan nasıl korunulur?
- Cinsel ilişkide kondom kullanın.
- Cinsel eş sayısının artmasının, hastalık bulaşma riskini de arttırdığını unutmayın.
- Hastalık belirtisi olmadan da bulaşma olabileceğini unutmayın.
- Alkol ve uyuşturucunun doğru ve sağlıklı düşünmeyi engelleyerek, cinsel ilişki sırasında olumsuz davranışlara neden olabileceğini aklınızdan çıkarmayın.
- Size nakledilecek kanda gerekli testlerin yapılıp yapılmadığını sorun.
- Başkalarının kullandığı şırınga ve iğneyi kullanmayın. Bir defa kullanılıp atılan şırınga ve iğne kullanılmasını isteyin.
- Hamile iseniz, doğum öncesi dönemde düzenli sağlık kontrollerinizi yaptırın.
Cinsel yolla bulaşan bir hastalık olduğunu düşününce ne yapmalıdır?
Cinsel yolla bulaşan hastalık belirtilerinden kuşkulandığınızda muhakkak bir uzmana başvurun. Yakınmalarınız kaybolsa da, hastalıklar genellikle kendiliğinden iyileşmezler. Tedavi her zaman gerekir.
Hangi hastalıklar cinsel ilişki yoluyla bulaşabilir?
Bugün için 40’ dan fazla cinsel yolla bulaşan hastalık bilinmektedir. En sık rastlanılanları:
- HIV enfeksiyonu ( AIDS )
- Hepatit B
- Bel soğukluğu ( Gonore )
- Frengi
- Klamidyoz
- Kandidiyazis
- Trikomoniyazis
- Yumuşak şankır
- Granuloma inguinale
- Genital herpes
- Lenfogranuloma venerium
Doktora gitmekten çekinmeyin!
Cinsel yolla bulaşan hastalıkların çoğunun tedavisi kolaydır. Laboratuar incelemeleri gerekebilir. Verilen tedaviyi, şikâyetleriniz geçse bile tam uygulayın. Tedavi süresince cinsel ilişkide bulunmayın ya da ilişki olduğunda siz veya eşiniz kondom kullanın.
Eşinizi ya da ilişkide bulunduğunuz kişiyi uyarınız
Hastalığın size bulaştığı andan sonra ve tedavi süresince hastalığı cinsel ilişkide bulunduğunuz herkese bulaştırabilirsiniz. Bu nedenle kontrol ve tedavi için geçmişte cinsel ilişkide bulunduğunuz insanları uyarmalısınız.
Güvenli cinsel ilişki kurunuz
Cinsel yolla bulaşan hastalığı olmayan, başka biriyle ilişkisi olmayanlarla ve tek bir eşle cinsel ilişki kurmaya özen gösterin. Sizin tek eşiniz olabilir. Ama eşinizin başka eşi olmadığından da emin olunuz.
Şüpheli her ilişkide
Başkasıyla cinsel ilişkiye girdiğini bildiğiniz ya da düşündüğünüz herkesle kurulan ilişki şüphelidir. Kondom(kılıf) kullanın. Güvenli cinsel ilişki için kondom kullanımıyla ilgili ayrıntılı bilgi edinin.
Cinsel açlık nemfomani
Sadece kadınlarda görülen ve sosyal yaşamın darmadağın olmasına neden olan bu hastalık, doyumsuz bir cinsel açlık ve güçlü cinsel istek olarak ortaya çıkıyor.Nemfomani nedir? Yunanca nymphe kız ve mania delilik sözcüklerinin birleşiminden meydana gelen Nemfomani, kadınlarda görülen aşırı cinsel içgüdüye verilen addır. Nemfomaninin belirtileri, doymak bilmeyen cinsel birleşme isteği ya da kuvvetten düşene dek yapılan mastürbasyondur. Nemfomani , bir çok insanın sandığı gibi sık sık cinsel değişiklik aramak ya da cinsel isteğin güçlü olması anlamında kullanılan bir sözcük değildir. Ancak kişinin arzusu ve gücü cinsel isteğin şiddet derecesini belirleyebilir. Cinsel değişiklik isteği de yine kişinin arzusuna ve gücüne bağlıdır. Magnus Hirschfeld bile 40 yıl önce nemfomaniyi “cinsel birleşmeden hemen ya da çok kısa bir süre sonra tekrar uyanan cinsel istek” olarak açıklamıştı. Günümüzde ise her normal kadının kısa sürede de olsa bir kaç kez orgazma ulaşabileceği artık bilinmektedir. Bu kadınlara nemfoman denilemez. Cinsel bilim araştırıcılarının çoğu bugün “gerçek” ve “sözde” nemfomani arasında bir ayrım yapmaktadırlar.
Nemfomaniye ne sebep olur?
Nemfomaniye yol açan organik nedenlerden biri hormon bozukluğu olabilir. Prof. H. J. Stemmler ve Kiel’e göre, kanser nedeniyle hormon Androgen tedavisi gören kadınlarda cinsel istek, kadını rahatsız edecek denli artabilir. Nemfomani belirtisi taşıyan kadınlarda sinirlerin duyarlılığı aşırı oranda arttığından cinsel içgüdüyü etkilemektedir. Büyük beyinin cinsel ilişkiyi kontrol eden, eş seçimini ayarlayan ve doyumu sağlayan sinirleri bozulmaktadır. Nemfoman isteklerinin ve eşinin esiri olmaktadır.
Gerçek nemfomanide sinir sisteminin organik bozuklukları sinir ve bezler arasındaki bağlantılarda aksaklıklar gibi yer alırken, “sözde” nemfomaninin nedenleri ruhsaldır. Bu türde söz konusu olan “yanlış tutum”dur. Bu kişiler kendi cinsellikleri, çevreleri ve cinsleriyle uzlaşmazlık içindedirler. Psişik nemfomaniye yol açan nedenler kişisel olmakla birlikte, bazı temel tipler gösterilebilir
Messalina kompleksi
Nemfomani, kadında cinsel taşkınlık demektir. Nemfoman kadın ile aşırı duygulu ya da cinsel yönü güçlü olan kadını ayırmak gerekir. Nemfoman, çoğu kez sosyal baskılar ve yasaları hiçe sayar. Onun için, tek bir amaç vardır, o da; bir erkekle yatmaktır. Kendi kişiliğiyle aynı düzeyde olmasa bile her sınıftan erkeğe “evet” der. Eski Roma İmparatorluğunda, Clausius un karısı Messalina nın her gece çeşitli erkeklerle yattığını, bunun için de kılık değiştirerek halkın arasına karıştığını tarih yazmaktadır. Bu nedenden, Messalina kompleksi diye de bilinen nemfomani, elbette eşine ya da sevdiği erkeğine duygulu ve istekli olan kadın anlamına gelmez.
Her ne kadar, tarihteki bu tür ünleriyle roman ve filmlere konu olan Kleopatralar, Messalinalar bu davranışın örneklerini simgeliyorlarsa da, toplum içerisinde nemfomanların oranı düşüktür. Normal kadının yapısı, erkeğine bağlanmayı gerektirir. Erkeğini seven kadın, onun yanında mutluluk, onun yanında güven duyar. Erkeğine bağlılığın verdiği, bağımlılık psikolojisi, kadınların ruhsal yapılarına uygundur. Sevdiği erkeğine, kadının yapamayacağı özveri yok gibidir.
Nemfoman kadının kural tanımayan cinsel dürtüleri, onu öylesine etkiler ki, bu nedenden, zor durumlara düşer. Bir istek krizi tutkusuyla, ne yaptığını bilmeyen, mani nöbeti içerisindeki insanlar gibi, tanımadığı erkeğin önünü keserek, onu kendisiyle yatmaya zorlayan nemfomanlar görülmüştür.
Nemfomani, bir ruh bozukluğundan olabileceği gibi, kalıtım, organik beyin hastalıkları, iç salgı bezleri düzensizlikleri gibi nedenlere bağlı da ortaya çıkabilir. Bu durumu, bir bulgu olarak değerlendirmek gerekir. Bir mani nöbeti içerisinde, kendini, karşısına çıkan erkeğe teslim eden kadın, nemfoman değildir.
Cinsel isteklerde, vulva hastalıkları da önemli yer tutar. Örneğin vulvanın kaşıntılı hastalıklarında, kadın sürekli uyarım içindedir. Bacaklarının hareketi, oturuş biçimi, onu hemen duygulandırır. Bu bölgesel odaklaşmış duyarlılık tedavi edilince, kadın normale döner. Bir vulva egzemasında, kadının her yerde ve durumda cinsel birleşmeye yeltenmesi adli tıpta görülmüştür.
Yaş dönümü yıllarında, gerek hormonal dengesizliklerin yarattığı ruhsal bozukluklar ve bunalımlar, gerek yerel tahrişlerden, isteklerin fazlalaşması, kadınları anormal davranışlara sürükleyebilir. Gene bu tip kadınların, servetlerini genç erklere yedirdikleri görülür. Bu tür davranışlar, nemfomani sayılmasa bile, cinsel yaşamın normal ölçüleri aşılmış demektir.
Nemfomaninin belirtileri
- Sürekli olarak seks ve cinsel düşünce üzerine yoğunlaşan düşünceler.
- Dürtü etkisiyle yapılan mastürbasyon
- Rastgele cinsel ilişkilerde bulunmak
- Kontrol yeteneğini kaybetme
- Tekrarlanan başarısız ilişkiler vb.
Nemfomaninin zararları
Nemfomani, kişinin tüm sosyal hayatını ve ilişkilerini etkileyen bir hastalıktır. Kişi sürekli seks ve cinsel birleşme üzerine yoğunlaştığı için, tek bir amacı vardır; bir erkekle sevişmek. Bu yüzden çevresiyle olan dostlukları ve doğal olarak aşk hayatı da zarar görür. Kişi kendini sıklıkla tekrarlayan başarısız ilişkilerin içinde bulur.
Bunun dışında nemfomanın cinsel yolla bulaşan hastalıkları kapması riski de oldukça yüksektir. Sürekli ve düzensiz cinsel aktiviteler yaşadığı ve sürekli partner değiştirdiği için, kişinin sağlığı da tehlikeye girer.
Bunlar da var!
Messalina kompleksi
Nemfomani, kadında cinsel taşkınlık demektir. Nemfoman kadın ile aşırı duygulu ya da cinsel yönü güçlü olan kadını ayırmak gerekir. Nemfoman, çoğu kez sosyal baskılar ve yasaları hiçe sayar. Onun için, tek bir amaç vardır, o da; bir erkekle yatmaktır. Kendi kişiliğiyle aynı düzeyde olmasa bile her sınıftan erkeğe “evet” der. Eski Roma İmparatorluğunda, Clausius un karısı Messalina nın her gece çeşitli erkeklerle yattığını, bunun için de kılık değiştirerek halkın arasına karıştığını tarih yazmaktadır. Bu nedenden, Messalina kompleksi diye de bilinen nemfomani, elbette eşine ya da sevdiği erkeğine duygulu ve istekli olan kadın anlamına gelmez.
Her ne kadar, tarihteki bu tür ünleriyle roman ve filmlere konu olan Kleopatralar, Messalinalar bu davranışın örneklerini simgeliyorlarsa da, toplum içerisinde nemfomanların oranı düşüktür. Normal kadının yapısı, erkeğine bağlanmayı gerektirir. Erkeğini seven kadın, onun yanında mutluluk, onun yanında güven duyar. Erkeğine bağlılığın verdiği, bağımlılık psikolojisi, kadınların ruhsal yapılarına uygundur. Sevdiği erkeğine, kadının yapamayacağı özveri yok gibidir.
Nemfoman kadının kural tanımayan cinsel dürtüleri, onu öylesine etkiler ki, bu nedenden, zor durumlara düşer. Bir istek krizi tutkusuyla, ne yaptığını bilmeyen, mani nöbeti içerisindeki insanlar gibi, tanımadığı erkeğin önünü keserek, onu kendisiyle yatmaya zorlayan nemfomanlar görülmüştür.
Nemfomani, bir ruh bozukluğundan olabileceği gibi, kalıtım, organik beyin hastalıkları, iç salgı bezleri düzensizlikleri gibi nedenlere bağlı da ortaya çıkabilir. Bu durumu, bir bulgu olarak değerlendirmek gerekir. Bir mani nöbeti içerisinde, kendini, karşısına çıkan erkeğe teslim eden kadın, nemfoman değildir.
Cinsel isteklerde, vulva hastalıkları da önemli yer tutar. Örneğin vulvanın kaşıntılı hastalıklarında, kadın sürekli uyarım içindedir. Bacaklarının hareketi, oturuş biçimi, onu hemen duygulandırır. Bu bölgesel odaklaşmış duyarlılık tedavi edilince, kadın normale döner. Bir vulva egzemasında, kadının her yerde ve durumda cinsel birleşmeye yeltenmesi adli tıpta görülmüştür.
Yaş dönümü yıllarında, gerek hormonal dengesizliklerin yarattığı ruhsal bozukluklar ve bunalımlar, gerek yerel tahrişlerden, isteklerin fazlalaşması, kadınları anormal davranışlara sürükleyebilir. Gene bu tip kadınların, servetlerini genç erklere yedirdikleri görülür. Bu tür davranışlar, nemfomani sayılmasa bile, cinsel yaşamın normal ölçüleri aşılmış demektir.
Cinsellik Adabı
Cima, eşinin rızası ile olursa çocuk akıllı, gönülsüz olursa ahmak olur.
Pazar ve çarşamba gecesi yapılan cimadan çocuk olursa, kavgacı olur.
Gündüz öğleden sonra yapılan cimadan çocuk olursa, şaşı olur.
Ramazan bayramı gecesi yapılan cimadan çocuk olursa, ana babasına asi olur.
Kurban bayramı gecesi yapılan cimadan çocuk olursa, altı ve ya dört parmaklı olur.
Ayakta yapılan cimadan çocuk olursa, yatağına işer.
Baldızını düşünerek yapılan cimadan çocuk olursa, hünsa olur. [Erkekle kadın arası bir şey]
Cima esnasında konuşursa, çocuk dilsiz, öperse sağır olur.
Kadının fercine bakarsa, çocuk kör olur.
Berat gecesi yapılan cimadan çocuk olursa, kötü huylu olur.
Taharetsizken yapılan cimadan çocuk olursa, cimri olur.
Sefere çıkacağı gece yapılan cimadan çocuk olursa, savurgan olur.
Orgazma ererken, her ikisinin düşüncesinde ne şekil varsa, çocuk ona yakın olur.
doğum kontrol haplarına dikkat
İngiltere’de yapılan bir araştırma, doğum kontrol hapının kadınların eş seçimini etkileyebileceğini ortaya koydu. Buna göre kadınlar hap yüzünden genetik yapısı uyumsuz eş seçebiliyor. Liverpool’daki bilim adamları, doğum kontrol hapının kadınların doğal koku duyularını değiştirebildiği ve genetik olarak uyumsuz eş seçimleri yapmalarına yol açabildiği bulgusuna ulaştı.
Bilim adamları kadın doğasının, genetik olarak kendisine benzemeyen erkekleri çekici bulduğuna inanıyor. Evrimsel anlamda aslında bu seçim faydalı. Çünkü bu, çocukların daha geniş bir gen yelpazesini miras almalarını ve daha güçlü bağışıklık yapılarına sahip olmalarını sağlıyor.
Cazibede kilit rolü oynayan ise koku. Uzmanlar, eş seçiminin neredeyse kokusuz sayılabilecek kimyasal sinyaller olan feromonlar tarafından belirlendiğini söylüyor. Ancak ortaya çıkan bu yeni veriye göre, doğum kontrol hapı bu sistemi altüst ediyor; kadınlar kendilerininkilere benzer genlere sahip eşler seçebiliyor. Bu durum da kısırlık sorununa ve düşüklere yol açabiliyor.
Sertleşme sorununa bitkisel tedavi
Uzmanlar, sertleşme ve iktidarsızlığa karşı adeta mucize bir çözüm yolu olabilecek bir formül öneriyor. Viagra’yla bile mukayese edilmeyecek derecede etkili olan bu bitkisel formülü kullanmak için ise biraz dikkatli olmak gerekiyor…
“Sertleşme sorunu ve iktidarsızlığa karşı adeta mucize çözüm keçiboynuzudur” diyor Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu… Keçiboynuzu kürünün etkisini Viagra ile mukayese etmek mümkün değildir diye de ekliyor.
Viagra’dan daha etkili
Keçiboynuzu kürü, iktidarsızlık için Viagra’nın bir gecelik getirdiği çözüme karşı bir defalık veya bir gecelik çözüm getirmemektedir. Aksine, iktidarsızlığı tedavi ederek uzun bir zaman dilimi içerisinde kalıcı çözüm getirmektedir.
Dönem dönem uygulanacak kür ile de iktidarsızlığı ortadan kaldırabilmektedir. İktidarsızlık çeken erkeklerin hiç çekinmeden kullanabilecekleri bir kür.
Yan tesiri yok
Herhangi bir yan tesiri olmayan bu uygulama, iktidarsızlık şikâyetleri olan erkekler için ideal bir yardımcıdır. Keçiboynuzu kürü uzun zaman kalıcı çözüm getirebilmektedir. Viagra’nın belirtilen yan tesirlerinin hiç biri keçiboynuzu küründe yoktur.
Acele etmeyin zamanı bekleyin
Keçiboynuzu kürü uygulanırken, iktidarsızlığa karşı etken olan etkin maddelerinin önce vücutta depolanmaları gerekir. Bu etkin maddeler, vücutta ancak belirli bir seviyeye ulaştıktan sonra, hücre içindeki transformasyon mekanizmasını harekete geçirerek (uyararak) etkisini göstermeye başlarlar.
Bu nedenle bitkisel kürü uygularken sabırlı olmak gerekir.
UYARI: Bu kürü uygulamak isteyen şeker hastalarının önce hekimlerine danışmaları gerekir. Çünkü keçiboynuzu fazla miktarda şeker içermektedir.
Hormon tedavisiyle boy uzamak mümkün
Ergenlik döneminde karşılaşılan sorunlar arasında, boy kısalığı başı çekiyor. Yaşadıkları sınav streslerine, yanlış beslenme alışkanlıkları da eklenen gençlerin boyları kısa kalıyor. …Acıbadem Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi, Büyüme ve Ergenlik Bölüm Sorumlusu Prof. Dr. Atilla Büyükgebiz, ergenlik dönemi ve boy gelişimi hakkındaki sorularımızı yanıtladı:
Erken ergenlik nedir?
Son 10 yıldır, tüm dünyada ergenlik neredeyse çocuk yaşta yaşanıyor. Amerikan Time dergisi, geçtiğimiz günlerde bu konuyu kapak yaptı ve ergenlik yaşının tüm dünyada bir-iki yaş düştüğünü gözler önüne serdi.
Normal şartlarda erkek çocukları ergenliğe ortalama 12 yaşında, kız çocukları ise 10 yaşında girerler. Kız çocuklarının adet görmeye başlamasıyla ergenlik tamamlanır. Yani sanılanın aksine, kız çocuklar için ergenlik adet görmekle değil, memelerin büyümesiyle başlar.
Erken ergenliğe kız çocuklarında erkek çocuklarına göre daha sık rastlıyoruz. Vakaların çoğunda bir neden bulunamıyor. 8 yaşındaki minik kızınızın birden memeleri büyümeye başlayabilir. O noktadan itibaren kendisinin, erken ergenlik şüphesiyle incelenmesi gerekir.
Çevresel uyaranlar, aşırı miktarda tüketilen hormonlu gıdalar ve psikolojik nedenler erken ergenliğe yol açabilir. Erken yaşta ergenliğe giren kız ve erkek çocuklar, önce yaşıtlarından uzun olurlar. Ancak daha sonra boyları onlardan kısa kalır.
Erken ergenlik bazen de normal zamanda başlar ancak 3-5 yıl sürmesi gerekirken, daha kısa süre içinde tamamlanır. Bunu yaşayan çocuklar, boylarının uzaması için yeterli süreleri olmadığı için, kısa kalma tehlikesi yaşayabilirler.
Erken cinsel gelişim beyindeki merkezlerin uyarılmasına bağlıysa, çocuğa hormon tedavisi uygulanabilir. Ayda bir kerelik veya üç aylık enjeksiyonlarla uygun yaşa kadar ergenlik önlenir. Ailelerin hormon kullanımı nedeniyle endişelenmeleri son derece anlamsızdır.
Ergenlik gecikebilir mi?
Evet. Ergenlik gecikmesi nedeniyle, bazı çocukların boyları geçici bir süre kısa kalabilir. Erkeklerde 13.5 yaşında herhangi bir cinsel belirtinin başlamaması yani testislerin büyümemesi, kızlarda ise 1n yaşına kadar memelerin büyümemesi halinde; ergenliğin gecikmesinden söz edilebilir.
Erkeklerde nadiren bazı genetik hastalıklar da, buna neden olabilir. Bu durum, özellikle kızlarda mutlaka incelenmeli, hormonal inceleme yapılmalıdır. Kız çocuklarda ergenliğin gecikmesine yol açan başlıca hastalık; turner sendromudur.
Ergenliğe girebilmek için vücutta belirli oranda yağ olması gerekir. Çocuklar genellikle ortalama 30 kg. olduklarında ergenliğe girerler. Çok zayıf çocuklarda ergenliğe girilmesinden sorumlu olan hormonların salgılanması yetersizdir ve ergenlik gecikir.
Son yüzyılda birçok ülkede, adet görme ve ergenliğe girme yaşında, erkene kayma olduğu saptanmıştır. Sosyo-ekonomik düzeyi yüksek olanlar düşük olanlara göre, kentsel kesimse kırsal kesime göre ergenlik çağına daha erken girer.
Ergenlik öncesinde beslenme yetersizliği olan çocuklarda, ergenlik dönemi gecikebilir. Zayıf ve kısa boylu çocuklar, şişman ve uzun boylulara göre ergenlik çağına daha geç girme eğilimindedir. Kör çocuklarda ergenlik daha erken başlar ve bu çocuklar daha erken gelişirler.
Yüksek rakımlı bölgelerde yaşayan çocukların, deniz seviyesinde yaşayanlara göre ergenliğe daha geç girdikleri bilinir. Sıcak ülkelerde yaşayanlar, soğuk iklimde yaşayanlardan daha önce ergenlik belirtileri gösterir.
Ergenlik döneminde boy ne kadar uzamalıdır?
Kızlarda 20-25, erkeklerde 25-30 santimlik artış olur. Büyüme, ergenlerde kol ve bacağın üst kısımlarında başlar. Önce el ve ayaklar, sonra gövde, göğüs kafesi, omuzlar büyür. Genellikle baş çevresi 10 yaşından sonra büyümez.
Genelde 3-4 yıl süren ergenlik dönemi daha kısa zamanda tamamlanırsa, çocuğun boyu kısa kalır. Kızlarda boy uzaması adetten önceki dönemde çoktur. Adet gördükten sonra, boy 5-6 santim daha uzar.
Erkeklerde ise en hızlı boy artışı testislerdedir. Bu, 13-14 yaşlarında olur. Yani erkekler kızlara göre daha şanslıdır çünkü boy artışları 19 yaşına kadar sürer. Zirve büyüme hızı denilen dönemde, boy 10 santim kadar uzayabilir. Kızlarda bu dönem ilk adetten hemen öncedir. Erkeklerde ise 13-14 yaşlarında yaşanır.
Boyun kısa kalmasını engellemenin bir yöntemi var mı?
Eğer boy kısalığı büyüme hormonunun eksikliğinden kaynaklanan bir durumsa, çocuğun ilaç tedavisi görmesi gerekebilir. Bu tedavi sayesinde boyda, ilk yıl 12 santimlik, sonraki yıllarda ise 6-8 santimlik uzamalar sağlanabilir. Eğer tedaviye ergenlik döneminin hemen başında başlanırsa, çocuğun boyunu 30 santim uzatmak bile mümkün olabilir.
Cinsel organın boyu değil, işlevi önemlidir
Mutlu ve sağlıklı bir cinsellik için erkek cinsel organının boyutu tek ve yeterli kriter değildir. Sorunsuz cinsellik yaşamak isteyen çiftler bunu sorun etmek yerine zevklerini geliştirmelidir.
Penis boyu, ülkemizde en aşılmaz tabularından biridir. Günümüzde iyi eğitim almış kişiler arasında bile güç ve otoritenin göstergesi olarak kabul edilebilir.
Aslında bu işin bir standardı yoktur. Çünkü çeşitli ırklara ve farklı iklimlerde yaşayan insanlara göre penis boyu farklılık gösterir.
Terapistten yardım alın
Türk erkeğinin ortalama penis boyu 12 cmdir. 10-14 cm arası penisler de normal sınırlarda kabul edilmektedir.
Penisin boyu önemlidir ama sağlıklı bir cinsel yaşam için tek ve yeter kriter değildir. Çünkü sanıldığının aksine, penis boyuyla cinsel performans arasında doğrudan bir ilişki bulunmaz.
Organın boyundan çok, işlevi önemlidir. Nişanlınızla bu bilgileri paylaşmanızda ve gerekirse bir cinsel terapistten yardım alabileceğinizi ifade etmenizde fayda var. Evlendikten sonra çok geç olabilir.
Penis büyütme rehberi
Cinsel organının boyutuyla sorun yaşayan erkelere tıp, çeşitli çözümler sunuyor. İlk çağlardan itibaren erkeklik güçlü adam sembolü olarak görülen iri bir penis ve tam bir ereksiyon kapasitesi ile tanımlanır.
Penis boyutu günümüzde de iyi eğitim almış kişiler arasında bile erkeklik, güç ve otoritenin göstergesi olarak kabul edilebilmektedir. Erkek seksüel yetersizliği kültürel, dinsel ve hukuksal sorunlarla kuşatılmıştır.
Penis boyunun önemi
60′lı yıllardan önce seks bir tabu olarak görülmüştür. Tıbbi ve sosyal içerikli magazin dergilerinde seksüaliteden bahseden az sayıda denek üzerinde yapılan çalışmalar yayınlanmıştır. Penisin boyu cinsel yaşamda elbette önemlidir ancak daha büyük penislerin daha çok zevk verdiği tezi de her zaman kabul görmemektedir.
Kadının iki orgazmından biri olan vajinal orgazm için penisin cinsel birleşme sırasında vajina çeperlerine temas etmesi ve ucunun rahim ağzına kadar inebilmesi gereklidir. Bunun için ise 9-12 cm’lik uzunluk ve 1.5-2 cm’lik kalınlık yeterlidir. Gerçek küçük penis standart değerlerden 2.5- 3 cm küçük olan penistir.
Penis büyütmek isteyenlere uygulama
Penis boyutunu uzatmak için yapılan operasyonlarda çok fazla seçenek mevcut değildir. Tüm dünyada kabul gören yöntemler ülkemizde de kullanılmakta olup, penis boyutunu uzatabilmek için penisi vücuda bağlayan bağların (ligamanların) bir kısmının kesilmesi, penis derisinde uzama sağlayabilmek için uygun deri uzatma teknikleri, kalınlığında artma sağlanabilmesi için ise kişinin kendisinden alınan yağ veya deri-yağ tabakasının penis derisi altına aşılanması en çok kullanılan yöntemdir. Bu yöntemle uyarılmamış (flask) bir peniste 2-3 cm.lik bir uzama ve 2 cm.lik bir çap artışı sağlanabilmektedir.
Cerrahi müdahale ne kadar başarılı olursa olsun bazı psikiyatrik bozukluğu olan hastaların yeni görünümünden tatmin olmamasıdır.
Ameliyat dışındaki yöntemler
Penisle ilgili uzatma ameliyatları dışındaki tedavi yöntemleri genellikle peniste sertleşme(ereksiyon) problemi yaşayan hastalar için kullanılmaktadır. Bu yöntemler penisi uzatma – kalınlaştırma amaçlı değildir.
Ameliyat dışı mevcut yöntemler:
1. Vakum ereksiyon cihazları: Penis içinde kanı hapsederek ereksiyon benzeri bir durum oluştururlar.
2. Penil protezler: Penis içine yerleştirilerek peniste sertleşme sağlarlar.
Operasyon yaşı kaçtır?
Penis büyütme operasyonları için genellikle genç yaşlarda başvurular olmaktadır. İleri yaşlarda ise sertleşme problemi olan hastalar başvurmaktadır.
Penis büyütme operasyonları ile ilgili hastalar 4 grupta toplanabilir:
1. Gerçek küçük (mikro) penis: Doğumdan sonra tanı konulmalı ve mümkün olduğu kadar erken yaşta hormonal tedaviye başlanmalıdır. Ergenlik çağından sonra gerekli ise cerrahi tedavi planlanabilir.
2. Burried-Hidden-Trapped penis: Çocuklar ve şişman erişkinlerde görülür. Penis uzunluğu ve çapı hafifçe azalmış ancak penis geniş çevre yağ dokusu ve fasya ile sarılmıştır. Tedavide fazla yağ dokusu çıkarılır ve fasya serbestleştirilir. Bu hastaların tedavi edilmemesi cinsel, üriner ve psikolojik sorunlar yaratır.
3. Estetik tip: Penis boyu genellikle normal olan ancak normal (flask) durumdaki penis boyutundan memnun olmayan hastalardır. Bu hastalara penis uzatma operasyonları yapılır.
4. Fonksiyonel tip: Hasta penis boyunun normal olduğunu düşünür ancak özellikle sertleşmiş (ereksiyondaki) penis kalınlığından memnun değildir. Bu hastalara penis derisi altına yağ, yağ-deri aşılanması operasyonu uygulanır.
Erken boşalmayı doğru tanımlamalı
Erken boşalma sorunu olduğunu düşünen erkeklerin, diğer erkeklerden sadece 31 saniye daha erken orgazm olduğu saptandı. Uzmanlar, bu durumun da aslında gayet normal olduğunu, büyütülecek bir sorun olmadığını belirtiyor.
Alman bilim adamları, erken boşalma sorunu olduğunu düşünen birçok erkeğin, herhangi bir fizyolojik bozukluğunun olmadığını belirledi.
Rheinische Post gazetesinde yer alan haberde, ürolog Frank Sommer’in 45 çift üzerinde yaptığı araştırmaya yer verildi. Çiftleri kronometreyle yatağa gönderen Sommer, erken boşalma sorunu olduğunu düşünen erkeklerin, diğer erkeklerden sadece 31 saniye daha erken orgazm olduğunu saptadı.
Araştırmaya 25 ila 40 yaşlarında toplam 45 erkek katıldı. Bunlardan 15’i erken orgazm olmaktan şikâyetçi, 15’i cinsel hayatından memnun kişiden, kalan 15’i ise Avrupa’da görevli ürologlardan oluştu.
Erkeklerin eşlerinin penetrasyon ile orgazm arasındaki süreyi ellerindeki kronometreyle ölçtüğünü belirten Sommer, erken boşalmaktan şikâyetçi erkeklerin ortalama 2 dakika sonra, memnun erkeklerin 3 dakika sonra, ürologların ise yaklaşık 6 dakika sonra orgazm olduklarını söyledi.
Araştırma sonucuna göre, 2-3 dakika içinde orgazm olan erkeklerin herhangi fizyolojik bozukluğunun olmadığını kaydeden Sommer, ayrıca ilişki sırasında bu sürenin daha uzun veya daha kısa algılanabileceğini söyledi.
Sommer, deneye katılan çiftlerin en az iki yıl beraber olduklarını, deneylerin de birkaç gün arayla üç kez yapıldığını belirtti.