‘Genel’ Kategorisi Yazıları


DR SEVİL ÖZKANDAN KISA KISA….

Dr Sevil Özkanın, sağlık ve güzellik için faydalı bitkisel önerileri;
ZİNDELİK İÇİN : Melisa yağı, günde 3 defa 1 er damla içilir.
METABOLİZMAYI HIZLANDIRMAK İÇİN : 1 bardak suyun içine, 2 çay kaşığı biberiye koyulup 5 dak demlendirilir içilir.

SES KISIKLIĞI İÇİN : 1 bardak suya 4 damla okaliptüs yağı damlatılıp gargara yapılır.
UYKUSUZLUK İÇİN : Yetişşkinlerde, 2 yemek kaşığı suyun içine, 1 damla jojoba yağı katılıp, yatmadan önce bileklere sürülür. Çocuklarda ise, 4 yemek kaşığı suya 1 damla katılıp, topuklarına sürülür.
BAŞ AĞRILARI VE MİGREN İÇİN : Çörekotu yağı, her iki şakağa, iki kaşın ortasına ve ensenin arka kısmına sürülür.
GÖZLATI MORLUKLARINA : Çörekotu yağı, gözaltlarına sürülür ve 7 dak beklenir. Yıkanı.
* Kuşburnu, lapa haline getirilip, gözaltlarına koyulur ve 10 dak beklenir.
BEL FITIĞI : Melisa yağı ve çörekotu yağı karıştırılıp, bel fıtığı olan bölgeye sürülür.

KAN BAĞIŞI İLE İLGİLİ MERAK EDİLEN SORULARA CEVAPLAR

Kan bağışı yapmak, hayat kurtarabilecek ve sizleri çok daha sağlıklı kılabilecek bir işlem. Ama, pek çok kişi, kan bağışında bulunmaktan, çekiniyor. Bu yazımızda, kan bağışı ile ilgili merak edilen bazı sorulara cevap vermek istiyoruz.

Öncelikle, kimlerin kan bağışı yapabileceği sorusuna cevap verelim.
* Yaşı 18-65 arasında olanlar.
* Ağırlığı 50 kg üzerinde olanlar.
* Önemli bir sağlık sorunu olmayan, hemoglobin düzeyi normal olanlar.
* Kan merkezine kan vermek için geldiğinde yapılan muayenede sağlığı uygun olduğu tespit edilen herkes kan bağışında bulunabilir.
İkinci olarak, kimler kan bağışında bulunamaz? sorusunu cevaplayalım.
*Muayenede 37,5 dereceden fazla vücut ısısı olanlar.
* Nabız atış sayısı dakikada 50′den az, 100′den fazla olanlar.
* Damardan uyuşturucu bağımlılığı olanlar.
* Pıhtılaşma faktör konsantresi ile tedavi olanlar.
* Son 24 saatte aşırı miktarda alkol alanlar.
* Cinsel yolla bulaşmış bir hastalık geçirenler ve geçirme riski yüksek cinsel tercihlerde bulunanlar.
* Soğuk algınlığı geçirenler şikayetlerinin kesilmesinden 3 gün sonra kan bağışı yapabilirler.
* Son 12 ay içinde; bulaşıcı sarılığı olan biri ile yakın teması olanlar.
* Organ veya doku nakli yapılanlar.
* Akupunktur, dövme, cildinizin herhangi bir yerini deldirme (kulak deldirme gibi) işlemi yaptıranlar.
* Son 3 yıl içinde sıtma hastalığı geçirenler kan veremezler.
* Sıtma hastalığının salgın olarak bulunduğu coğrafi bölgelerde 6 aydan fazla kalanlar, 2 yıl süre ile; 6 aydan az kalanlar ise 12 ay kan bağışında bulunamazlar.
* Kullandığınız ilaçlar varsa mutlaka kan verdiğiniz merkezdeki doktora iletin.
*Kalp krizi geçiren bir kişi kan veremez.
Kan bağışında bulunmanın faydaları nelerdir ?
* Kemik iliğinin yağlanmasını önleyip, kan yapımı canlı tutulur.
* Verilen kanın yerine, anında vücuttan genç hücreler dolaşımına katıldığı için, bağışçı daha dinç ve canlı olur.
* Kandaki yüksek yağ oranı düşer.
* Kan bağışı kalp krizi ihtimalini %90 azaltır.
* Kan bağışlayan kişide baş ağrısı, stres, yüksek tansiyon, yorgunluk gibi rahatsızlıkların giderilmesinde çok büyük katkısı olur.
Kan bağışı yapmanın zararı var mıdır ?
* Kan bağışı yapmanın, kişinin kendi yartmış olduğu endişe ve stresten başka, sağlık üzerinde olumsuz bir etkisine rastlanmamıştır.
* Fakat, kan bağışı yapan kişiler, bir miktar iştah açılması ve kilo alma durumu görülebilmektedir.

LAZER EPİLASYON HAKKINDA BİLMENİZ GEREKENLER

Lazer son yılların gözdesi. Sağlıktan güzelliğe kadar pek çok alanda kullanılmakta. bu yazımızda lazer epilasyondan bahsedeceğiz. Lazer epilasyon nedir öncelikle onu izah edelim. Lazer epilasyon kıl köklerine lekrik akımı verilerek kıl köklerinin yakılması suretiyle kıl köklerinin zayıflatırak yok edilmesidir. Lazer epilasyon uygulamasında Galvenik, Termoliz ve bileşik yöntem olmak üzere 3 yöntem kullanılır.
LAZER EPİLASYON HAKKINDA MERAK EDİLENLER
* LAZER EPİLASYONUN GÜVENİLİRLİĞİ : Lazer epilasyon konusunda en çok merak edilenlerden bir tanesi de güvenilir olup olmadığı. Aslına bakılırsa bir kaç yıldır uygulanıyor olmasına rağmen çok net bir bilgi yok güvenilirliği açısından. Ama şu da bilinen bir gerçekki Lazer epilasyonun güvenilirliği kullanılan cihaza, yapan kişiye, kişinin tecrübesine ve hijyen gibi uygulamara göre değişir. Fakat en tecrübeli elde bile cilt reaksiyon verebilir ve istenmeyen sonuçlarla karşılaşılabilir.
* LAZER EPİLASYON HER CİLDE UYGUN MUDUR? : Lazer epilasyon için en uygun cilt tipi aslında açık tende koyu renk tüyeleri olanlardır. ama son teknolojik gelişmelerden sonra koyu renk tene sahip olan kişilerde bu imkandan faydalanabilmektedir.
* LAZER EPİLASYON ZARARLI MIDIR ? : Bu zamana kadar yapılan uygulamalar sonrasında lzaer epilasyonun zaraları ile ilgili herhangi bir klinik bilgi yoktur. Verilen bilgiler daha çok lazer epilasyon sırasında oluşan cilt reaksyonları ile ilgilidir. Ciltte oluşan kızarıklıklar ve küçük kabarcıklar belli bir süre sonra geçecektir. Eğer epilasyon işlemin uzmanı tarafından yapılmaması sonucu kalıcı izler söz konusu olabilir.
* LAZER EPİLASYON ACI VERİ Mİ ? : Eğer ağrı eşiğiniz çok düşük değil ise epilasyon işlemi sırasında muhtemelen yanma hissi yaşayacaksınız. Eğer ağrı eşiğiniz çok düşük ise lokal anestezi uygulaması ile acı biraz hafifletilebilir.
* KAÇ SEANS SONUCUNDA FAYDALIDIR ? :
Lazer epilasyon yapılırken sadece aktif kıl köklerine etki eder. Fakat tüm kıl kökleri aynı anda aktif olmadığından bir seanslık uygulama tüm köklere etki etmeyecektir. bunun için bir kaç seans uygulanması gerekir. Kaç sean uygulama gerektiği konuda net bir şey söylenememekle birlikte genel uygulamarın 5-8 seansta sonuç verdiği bilinmektedir.
LAZER EPİLASYONDAN ÖNCE DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER
- İşlem yapılmadan 4 hafta öncesinden ağda,cımbız, epilatör, tüy dökücü gibi kıl köklerine tki edebilecek her hangi bir işlem uygulamamak gekir.
- 1 ay öncesinden itibaren güneş ışığı ve bronzlaşmadan özellikle kaçımanılmalıdır.
- Eğer kullanılan bir ilaç var ise mutlaka uygulayan uzmana bilgi vermek gerekir. Özellikle Roucutan kullanan bir kişi en az 6 ay sonra lazer epilasyon yaptırabilir.
- Uygulamadan önce cilde kimyasal peeling veya cildi soyacak krem uygulaması yapılmamış olmalıdır.
- Uygulama öncesi tüy sarartıcı madde kullanılmamalıdır.
- Uygulama sırasında meydana gelmesi durumunda sizi ve uygulayıcıyı sıkıntıya sokacak bir hastalığınız var ise mutlaka bilgi veriniz. -
Herhangi bir cilt hastalığınız var ise uygulayıcıyı uyarınız.
LAZER EPİLASYONDAN SONRA YAPILMASI GEREKENLER : Tedavi sonrasında hafif kızarıklık ,ödem veya su toplaması olabilir. Bunun için:
-Güneşten korununuz 30 veya daha yüksek faktör güneş koruyucusu kullanın.
- Bölgeyi nemlendiriniz.(Nemlendirici kremler ile )
- Sıcak su değdirmeyiniz.(24 saat içinde)• Ağrı şişme olursa yumuşak beze sarılı buz tatbik ediniz.(24 saat içinde)
- Gereğinde ağrı kesici kullanabilirsiniz.
- Traş etmeyiniz (48 saat içinde)
- Kabuklanmalara el sürmeyiniz.
- Tüyler 2 hafta içerisinde uzuyor gibi görünerek,dökülür.
- Ağda ve tüy dökücü kremler kullanamayınız.
- Bölgeye nazik davranıp,kaşımamalısınız.
-Tedavi sonrası 2-3 gün spor ve ağır egzersiz yapmayınız.
- Enfeksiyon bulgusu varsa (ateş,iltihap) mutlaka işlemi yapan uygulayıcıyı arayınız.
- 24 saat içinde fondöten ,allık gibi cildi kapatan uygulamalar yapmayınız.

KENGER SAKIZI ÇİĞNEYEREK YÜZ FELCİNİ ENGELLEYİN

Kenger sakızını bir çoğumuz duymuşuzdur. Ama önce kenger otunu anlatalım.
Kenger Otu, Nisan-Mayis aylarında çiçek açan, 40-50 cm yüksekliğinde, tüylü çok yıllık, sütlü, dikenli ve otsu bir bitki. Yapraklar derimsi, damarlı beyazımsı tüylü, gövdedekiler sapsızdır. Çiçekler morumsu kırmızı renkte açar. Baş kısmı olgunlukta sarımsı yeşil bir renk alır. Ülkemizde yetiştiği yerler; Orta, Doğu, Güneydoğu Anadolu ve Akdeniz Bölgesi.
Kenger bitkisinden gövdenin kesilmesi ile çıkan sütten kenger sakızı elde ediliri.
Akdeniz bölgesinde olgunlaşan başlar kavrulup öğütülerek kenger kahvesi yapılır.
Özellikle dağlık bölgelerde yetişen kenger bitkisinden akıtıtılan süttten elde edilen kenger sakızı pek çok derde de dva aynı zamanda. Kenger sakızının yaralarını bilmeyenler için biz biraz bahsedelim. Soğuk kış günlerinde ya da fazla rüzgarlı ve cereyanlı ortamlarda bulunan insanlarda sıkça rastlanılan bir durum olan yüz felcini önlemede oldukça yararlı. Bunun yanında kenger sakızı çiğnemek çene gevşemesini giderebilir, patlamış kula zarını düzeltebilir, safra kesesinde taş düşürmeye yardımcı olabilir, hazmı kolaylaştırabilir, şeker ve tansiyonu dşürmrebilir, kalp damarlarının gevşemesinde yardımcı olabilir. Oldukça sert ve tadı acı olan bu sakız şifa kaynağı olması bakımından oldukça rağbet görüyor.

JOJOBA YAĞI

Cildi yumuşatmak, ince çizgilerin yok edilmesi var olan kırışıklıkların hafifletilmesi ve cildin yumuşatılması için birebirbir.Sivilce, yarık, çizik, yıpranmışVcjJtlsrde, kırışıklıklarda; sporcularda ayak kremi olarak kullanılır Saçların büyümesini ve güçlenmesini sağlar kepeklenmeyi önler, iltihaplı egzamalarda kullanılır. Selülit tedavisinde kullanılır. Kullanımı sadece haricendir. Kesinlikle içilmemelidir.
JOJOBA YAĞININ KULLANIM ALANLARI

Jojoba,yağı üstün bir yağlayıcı olması nedeni ile yüksek devirli makinelerde, alet ve metal kesme işlerinde kullanılmaktadır. Değişik sıcaklıklarda stabil bir sıcaklık göstermektedir. Bu özelliği ve süper nemliliği nedeniyle Jojoba yağı sürtünmeyi önemli ölçüde azaltmakta ve bu da çalışan makine parçalarının aşınmasını önlemektedirPenisilin üretiminde köpürmeyi önlemektedir.Jojoba yağı diğer bilinen yağlardan çok üstündür. Anlaşılması güç fakat gerçek olarak jojoba yağı bu işlemde önemli bir etkiye sahiptir. Penisilin üretimi için jojoba yağı kullanılırsa yerfıstığından 6 kat daha az yağ tüketilmektedir. Bu da %15-20 daha fazla üretim demektir.Jojoba yağı E vitamince zengindir. ve tıpta, küçük çizik, kesik, sivilce, püstül, saç ve deri bozukluklarında yenileyici ve %100 saflığı nedeniyle yapay kalplerde yağlayıcı olarak ta kullanılmaktadır.Olağanüstü deri yumuşatıcı özelliği bulunmaktadır. Ayrıca güneş yanıklarına karşı kullanılmaktadır.Jojoba asla soğutma ve buna benzer özel muamele olmadan bozulmadan ekşimeden kalabilmektedir. Bu çok uzun süreli raf ömrü besin endüstrisinde kekten pişirme yağına kadar her şey için besin endüstrisinde önemli bir şeydir.
Jojoba ayrıca doğal bir iştah bastırıcı olan simmondsini içermektedir. Diyetlere yardım olarak şekerli çubuklardan, çikolata, tatlı, içeceklere kadar her şeyin içerisine katılabilmektedir.

KARINCA YUMURTASI YAĞI

Tüylü olan bölge klasik (ağda, cımbız, epilasyon vb. gibi) yöntemlerle tüylerden kökünden arındırıldıktan sonra karınca yumurtası yağını tüylerden temizlenen bölgeye; deriye iyice yedirecek şekilde 5-10 dk masaj yaparak sürülür. Her seanstan sonra bu işlem 4-5 geceleri yatmadan önce yapılır.
İlk seansdan sonrasında tüylerinizin belirgin bir şekilde azaldığını fark edeceksiniz. İlerleyen aylarda aynı yöntemle işleme devam edilir. 4-6 seans(takriben 4-6 ay) sonrasında tüylerinizden tamamen kurtulmuş olursunuz.
Karınca yumurtası yağının hiçbir yan etkisi yoktur doğal karınca yumurtası yağı içerir bu nedenle yüzünüz dahil vücudunuzun en hassas bölgelerinde bile kullanabilirsiniz. Yüzünüzdeki tüylerden bir şişe karınca yumurtası yağı ile kurtulmanız mümkün.
Tüyler alındıkdan sonra cildiniz tahriş olduysa duş alarak veya tahriş olan bölgeyi soğuk suyla yıkayarak bir süre cildin dinlenmesini bekleyip daha sonra yağı uygulayın. Unutmayın yağ tüyler kökünden alındıktan sonra masaj yaparak sürülür ve bu işlemi etkili olması için tüyler yeniden çıkana kadar bekleyip işlemi yeniden tekrarlanır. Denemekte yarar var bence.

KEKİK YAĞI

Ağrı kesici etkisi olan şifalı yağlardan bir önceki yazımızda bahsetmiştik. Şimi de bu yağların ne işe yaradığını ve kullanım şekilleri nasılmış onlara bakalım. İlk sıradaki şifalı yağımız ;
KEKİK YAĞI : Kekeik bildiğiniz gibi çok yarrlı bir bitki. Kekikten elde edilen kekik yağının yaraları da oldukça fazla. En çok bilinen yararları şunlardır.
Kuvvetli antiseptiktir. Kollestrolü dengeler. Gripte etkilidir. Damar tıkanıklığında kullanılır. Yanıkları tedavi eder. safra artırıcı, kurt düşürücü ve ağrı dindirici, haricen ise antiseptik olarak kullanılır. Kekik yağı banyoda sürüldüğü zaman romatizma ağrılarını büyük oranda azaltır. Zeytinyağı ile birlikte kullanılırsa, kekik yağının vereceği olası yanmalar engellenecektir. Kullanım şekli dahili ve haricidir.
Kekik yağının kendinizde haırlayabilirsiniz. Nasıl mı? İşte tarifi. Bir şişenin içine doldurulan kekik çiçeklerin üstüne sızma zeytin yağı eklenerek, 10 gün güneşte bekletilir ve kullanılacak kadarı süzülür.

İŞTAH KESEN DOĞAL KARIŞIM

Bazı insanlar, yemek yeme refleksini kontrol edemez. Bu kişilere, biraz dışarıdan destek vermek gerekir. Daha doğrusu, iştahlarını kontrol etmek gerekir. Bu yazımızda, iştah kesici ve tamamen doğal bir karışım önermek istiyoruz.

GEREKLİ MALZEMELER :
* 240 gr çilek,
* 240 gr mango (doğranmış),
* 1 adet misket limonu (soyulmuş ve çekirdekleri çıkarılmış),
* 2 çorba kaşığı keten tohumu yağı,
* 120 gr tofu,
* 1,5 bardak küp buz,
Bu malzemelerden 3 porsiyon çıkıyor. 1 porsiyonda: 165 kalori, 10 gram yağ, 1 gram doymuş yağ, 18 gram karbonhidrat, 6 miligram sodyum, 3 gram lif, 3 gram protein bulunuyor.
FAYDALARI :
* Keten tohumu yağındaki omega-3 de çok faydalı. Omega-3 metabolizmayı hızlandırarak yağ yakmaya yardımcı oluyor. Üstelik göbek kısmındaki yağ hücrelerinin miktarını ve boyutunu da indiriyor.
* Karışımda bulunan meyveler bol lif, tofu ise protein içeriyor. Lif, fazla kalorili olmadığı halde doyuucu özelliğie sahip.
* Protein ise, çok besleyici özelliğe sahip.

ÇOCUKLARIN ATEŞİNİ DÜŞÜREN DOĞAL YÖNTEMLER ÖMER OSMAN KORKMAZDAN

Çocukların geçirmiş oldukları enfeksiyonlar neden ile sık sık ateşinin yükselmesi, her anne babayı korkutan bir sorundur. Ateşin neden kaynaklandığını öğrenmek için, mutlaka bir hekime gitmek ve gerekli maueyeni yaptırmak gerekir.

Bundan sonra, evde kendi kendinize uygulayacağınız bazı yöntemlerle, çocuğunuzun ateşini, daha kolay düşürmeniz mümkün.
* Çocuğunuza, ılık bir duş aldırın.
* Ateş düşürmek için, annelerin, sıklıkla kullanmış olduğu sirke ile kompres çok işe yaramaz. Bunun yerine, 1 batdak suyun içersine, 1 tatlı kaşığı elma sirkesi karıştırılıp, çocuğunuza içirin. Ateşi, dışarıdan düşürmeye uğraşmak yerine, içeriden düşürmek, daha faydalı olacaktır.

EN DOĞAL BÜYÜ

Eğer, doğru parfümü kullanıyorsanız, bu en doğal büyüdür. Çünkü, insanlar, eşlerini kokularına göre seçerler. Doğru parfümü bulmak ise, biraz aaman alan bir iş. Sizlere parfüm seçimi ve kullanımı için, bir kaç püf noktası önermek istiyoruz.

* En doğru kokuyu bulabilmek için parfüm alışverişini sabah saatlerinde yapmanız gerekir. Yeni uyandığınız için kokulara karşı hassassınızdır ve daha iyi ayırt edebilirsiniz.
* Parfüm kokusunu test etmek için şişeden değil, bileğinizi sıkarak koklamayı tercih edin.. Kesin sonuç için, parfümü bileğinize sıktıktan sonra, 2 dakika bekleyin ve koklayın. Parfüm tercihinizi yaparken, moda kurbanı olmak yerine teninize uygun olan parfümü seçin.
*Parfümünüzün daha kalıcı olmasını istiyorsanız aynı kokuya sahip, vücut kremi satın alıp banyodan çıktıktan sonra, nemli vücudunuza uygulayabilirsiniz. Kıyafetlerinizin üzerine sıkacağınız iz bırakmayan birkaç damla parfüm, gün boyu kalıcılığı korumaya yardım edecektir.
Kalıcılığı sağlamanın diğer yolu kulak arkası, dekolte bölgesi ve boynunuza hafif miktarda parfüm sıkmaktır.
* Güneşlenirken vücudunuzda parfüm olmamasına dikkat etmelisiniz. Güneş altında sıkılan parfümler, ciltte lekeler oluşmasına sebep olur.
* Spor yaparken parfüm sıkmak yerine terlemeyi ve ter kokusunu önleyici deodorantlar tercih edebilirsiniz.
* Yaz günlerinde çiçek kokulu hafif parfümleri, kış günlerinde ise baharat kokulu parfümleri tercih edebilirsiniz. Gündüz hafif parfümleri, geceleri biraz daha ağır kokulu parfümleri kullanabilirsiniz.
* Parfüm kullanımında en doğru yöntem sadece bir parfüm sıkmaktır. Birden fazla parfüm sıktığınızda, kokular birbirine karışır ve ortaya hoş olmayan sonuçlar çıkabilir.
* Erkek parfümü kullanmak, çoğu zaman etkileyici sonuçlar doğurur. Kalıcı ve fark edilir kokusuyla, erkek parfümlerini tercih edebilirsiniz. Dikkat etmeniz gereken nokta ise, parfümün çok ağır ve çok erkeksi olmaması.
Toplam 54 sayfa, 3. sayfa gösteriliyor.12345102030...Son »
.