‘Göz Hastalıkları’ Kategorisi Yazıları
Sağlıklı gözler için bol meyve yiyin
Gözlerimiz, sağlığımız konusunda bize çok önemli ipuçları verir. Gözlerimizde oluşan bazı sorunlar kimi zaman vücudumuzdaki çok önemli hastalıkların habercisi olabilirler.
Örneğin kataraktta, göz merceği saydamlığını kaybeder ve görme azalır. Glokom, göz içi basıncının yükselmesi nedeniyle görme sinirinin giderek zayıflamasına ve görme kaybına yol açar.
Erişkinlerde görülen göz hastalıklarının birçoğu daha az sıklıkla olmak üzere bebeklerde ve çocuklarda da görülebilir.
A vitamini almak önemli
Göz sağlığımızı olumsuz etkileyen hastalıklar arasında ise kronik diyabet ve tansiyon yer alır. Özellikle diyabet, gözde katarakt, glokom ve en önemlisi diyabetik retina hastalığına sebep olabilir. Diyabetlerde görme kaybı gelişme ihtimali normalden 25 kez daha fazladır. Diyabette beslenme alışkanlıklarının düzenlenmesi gerekir. Bu da glisemik indeksi düşük besinleri ve posalı yiyecekleri tercih etmekle, öğün atlamamakla, aşırı yağlı yiyeceklerden sakınmakla, şeker ve şekerli yiyeceklerden uzak durmakla olur.
Gece iyi görememe olgusu ise genellikle A vitamini ve çinko eksikliğinden ileri gelir. En iyi A vitamini kaynakları havuç, ıspanak, lahana, portakal ve sarı renkli meyvelerdir.
Sigara tiryakilerinde B12 eksikliğiyle birlikte görülen ender bir göz hastalığı ise tütün körlüğü olarak bilinir.
Erken yaşlarda düzenli olarak ve bol bol meyve yemek, ilerleyen yaşlarda görme kayıplarını önemli oranda önler. Araştırmalar düzenli olarak günde üç öğün meyve yiyenlerde, yaşlılıkta görme kayıplarının yüzde 36 azaldığını ortaya koyuyor. Çoklu vitamin almak, katarakt riskini yüzde 60 azaltıyor. Özellikle çoklu vitamin hapında bulunan E ve C vitaminlerinin, katarakt riskini indirmede önemli rolü olduğu belirtiliyor.
Havuç
Havuç içerdiği özel şekeri, A vitamini ve bol vitaminleri ile karaciğeri kuvvetlendirir, vücuttaki üre asidinin, ürat tuzlarının, benzeri yorgunluk maddelerinin idrarla dışarı atımına yardımcı olur. İçerdiği beta-karoten sayesinde gözleri korur ve bağışıklık sistemini kuvvetlendirir.
Göz için doğal reçeteler
# Ceviz yapraklarının kaynatılması ile elde edilen sıvıya batırılan temiz bir bez parçası göz üzerine konursa göz iltihaplanmalarını önler.
# Göz nezlesi ve kanlanmasında gül yapraklarından yapılan çayla göz banyosu yapmak çok etkili olur.
# Havuç gözleri kuvvetlendirir.
# Kavun göz nezlesine iyi gelir.
# Maydanoz suyu ile yapılan göz banyosu gözkapağı iltihaplarını iyileştirir.
# Rezene tozu karıştırılan suyla yıkandığında gözler kuvvetlenir.
Kontakt lens kullanırken bunlara dikkat edin
Genellikle estetik amaçlı kullanılan kontakt lenslerin doğru şekilde kullanılmadığı zaman sorunlara neden olduğunu belirten uzmanlar kontakt lens kullanırken bazı uyarıları dikkate almayı tavsiye ediyor.
İşte kontakt lens kullanırken dikkat edilmesi gereken noktalar…
- Lens gözünüzdeyken, doktorunuzun önermediği hiçbir damlayı gözünüze damlatmayın.
- Lens temizliği ve bakımı için çeşme suyu kullanmayın. Bu amaçla üretilmiş olan solüsyonları tercih edin.
- Lenslerinizi her çıkarışta temizleyin, durulayın ve dezenfekte edin. Dezenfeksiyon sırasında, lens kutusunu kapalı tutun. Aynı solüsyonu, bir seferden fazla uygulamayın.
- Farklı lens bakım sistemlerini art arda, bir arada kullanmayın veya gerekmedikçe lens bakım sisteminizi değiştirmeyin. Yalnızca, göz doktorunuzun önerdiği sistemi uygulayın.
- Lens kullananların, tırnaklarını temiz tutmaları ve fazla uzatmamaları gerekir. Aksi halda lense zarar verebilirler.
- Lenslerinizi asla yüksek ısıya maruz bırakmayın.
- Aseton, alkol, benzol gibi kimyasal solüsyonlar, lensleri bozabilir.
- Sert lenslerin maddesi, esnek ama belli bir ölçünün üzerinde bükülemeyecek şekilde yapılmıştır. Lensin temizlenmesi sırasında fazla basınç uygulanması, lensi kırabilir. Sürekli basınç, lensi deforme eder ve optik açıdan kullanılamaz hale getirir.
- Yumuşak lensler, solüsyonsuz olarak açık havada bırakılırsa, kuruyabilir ve bozulur. Bu durumdaki lenslerin kullanılmaması gerekir.
- Kontakt lens kullananların sigara içmesi, özellikle gece boyunca gözde kalan lens, kullananlarda sorunların artmasına yol açabilir.
- Lensler gözünüzde bir rahatsızlık yapmasa bile, kullanım süresini aşmamaya çalışın.
- Kullanım tarihi dolan lensleri değiştirin.
- Takiplerinizin sağlıklı olarak yürümesi için lensinizin ambalajını saklayın.
- Lenslerin takılı olmaması gereken bir zamanda mecburen lensleri takmamak için, yanınızda gözlük bulundurun.
- Yüzerken kontakt lenslerinizi çıkartın.
- Sıcak ve kuru havalarda, lensler normalden daha kısa sürede kuruyabilir. Bu nedenle gözünüzü daha çok kırpmanız, lensin susuz kalmasını önler.
- Banyo yapmadan önce lenslerinizi çıkartarak, sabun veya şampuan bulaşmasını önleyin.
Soru ve Cevaplarla Çocuklarda Göz hastalığı
Soru: Yeni doğan bir bebeğin göz muayenesi, en erken ne zaman yapılmalıdır?
Cevap: Eğer, bir göz rahatsızlığından şüpheleniliyorsa muayene için beklemenin hiçbir anlamı ve yararı yoktur. Bebek 1 günlük de olsa, gerekiyorsa hemen göz muayenesi yapılabilir.
Soru: Bir günlük bebeğin göz muayenesi olmasını gerektiren ne gibi göz rahatsızlıkları olabilir ?
Cevap: Bebeğin gözlerinde hemen tedaviye başlanmasını gerektiren iltihaplı hastalıklar veya özellikle erken doğan (premature) bebeklerde görülen ve görme kaybına yol açabilen bazı rahatsızlıklarda, bebeğin hemen göz muayenesinin yapılması gereklidir.
Soru: Yeni doğan bebeğin muayenesi zor değil midir?
Cevap: Yeni doğan bebeğin muayenesi erişkin muayenesine göre bazı zorluklar taşır. Ancak, bebeğin mutlaka muayenesi gerekiyorsa bu, narkozla da yapılabilir.
Soru: Bebeğin narkoz alması riskli değil midir ?
Cevap: Yapılan her işlemde bir risk payı vardır ve yeni doğan bebeğin uyutulmasında, erişkin bir hastaya narkoz verilmesine göre pratik bazı güçlükler vardır. Fakat narkoz için birinci koşul, bebeğin narkoz almasına engel bir sağlık probleminin mevcut olmamasıdır. Bu nedenle önce çocuk hastalıkları uzmanı ile konsültasyon yapılarak, narkoza engel bir durumun olup olmadığı öğrenilir. Deneyimli bir anestezi uzmanının varlığında bebeklerin uyutulmasının korkulacak hiçbir yanı yoktur.
Soru: 1 yaşındaki bir bebeğin gözleri kayıyorsa tedavi için kaç yaşına kadar beklenmelidir ?
Cevap: Gözü kayan bir bebek veya çocukta, bu durumun zamanla kendiliğinden düzeleceği düşüncesiyle beklemek ve doktora başvurmamak büyük hatadır. Gözde herhangi bir kayma olduğunda, hiç beklemeden, hemen bir göz doktoruna başvurularak muayene ettirilmelidir ve doktorun önerisine göre hareket edilmelidir.
Soru: 3 aylık bir bebeğim var, doğduğundan beri her iki gözü sürekli olarak sulanıyor ve çapaklanıyor, ne yapmalıyım ?
Cevap: Bebeğinizde büyük olasılıkla doğuştan gözyaşı kanalı tıkanıklığı var. Hemen bir göz doktoruna başvurmanız doğru olacaktır. Bu durumun tedavisi için önce bazı damlalar kullanmanız ve gözyaşı kesesinin bulunduğu yere (göz ile burun kökü arasındaki bölgeye) masaj yapmanız tavsiye edilecektir. Düzelme olmazsa narkozla, tıkalı olan gözyaşı kanalının açılması gerekecektir.
Soru: Bebeklerde narkozla, tıkalı gözyaşı kanalının açılması zor bir ameliyat mıdır ?
Cevap: Bu işlem bir ameliyat değildir. Sonda adı verilen tel gibi bir aletle gözyaşı kanalının açılması söz konusudur. Ortalama 5 dakikalık bir işlemdir. Fakat bebek 18 aylık olana kadar kanal açılmazsa, daha sonra kanala tüp takılması ve ameliyat yapılması gerekecektir.
Soru: 5 yaşındaki çocuğum televizyonu çok yakından izliyor ve gözlerini kırpıştırıyor, ne olabilir?
Cevap: Çocuğun, gözlük takmasını gerektirecek bir görme problemi olabilir. Göz muayenesi olup, durumun ortaya çıkarılması gerekir.
Soru: Bir bebekte veya çocukta gözbebeklerinde beyazlık görülmesi neye işarettir ?
Cevap: Bir bebek veya çocukta her iki gözbebeğinde beyazlık görülürse bu, büyük ihtimalle doğuştan kataraktın belirtisidir. Bu durumda, hemen doktora başvurulmalı ve önce beyazlığın gerçekten katarakt olup olmadığı anlaşılmalı, sonra tedaviye geçilmelidir.
Soru: Doğuştan katarakt nedir ?
Cevap: Normal olarak saydam olması gereken göz merceğinin saydamlığını kaybedip beyazlaşmasına katarakt denir. Katarakt çoğunlukla yaşlılarda olduğu halde yeni doğan bebeklerde veya çocuklarda da görülebilir. Bu tür katarakt, doğuştan katarakt olarak isimlendirilir. Akraba evliliklerinde, ailesinde doğuştan katarakt olanlarda görülebilir. Ayrıca hamilelikte…
-Alıntı-
Şaşılıkla İlgili Doğru Bilinen Yanlışlar
Yanlış : Bebekte göz kayması varsa, tedavide acele edilmemelidir, bebek büyüdükçe kayma da kendiliğinden düzelir.
Doğru : Bebekte göz kayması varsa, hiç zaman kaybetmeden tedaviye başlamalıdır, çünkü tedavide gecikildikçe özellikle görme tembelliğinin ilerlemesine yol açılmış olur.
Yanlış : Çocuktaki şaşılık, birkaç yıl gözlük takmakla düzelir, şaşılık düzeldikten sonra da gözlük çıkarılır ve şaşılığın tedavisi tamamlanmış olur.
Doğru : Bazı tür şaşılıklar sadece gözlük takmakla düzelir, ameliyata gerek kalmaz. Fakat, bu tür şaşılıklarda; şaşılık gözlük takılı iken düzelir, gözlük çıkarıldığında göz yine kayar. Dolayısıyla, çocuğun gözlüğünü hiç çıkarmaması gerekir.
Yanlış : Şaşı çocuk, ameliyat olduktan sonra şaşılığı tamamen düzelir ve kayması düzeldiği için de artık gözlük takmasına gerek kalmaz, gözlüğü atar.
Doğru : Ameliyatla şaşılığı düzeltilen çocukta tedavi bitmemiştir. Ameliyat sadece göz kaymasını düzeltir. Şaşılık ameliyatının, görme derecesi ve görme bozukluğuna hiçbir etkisi yoktur. Bu nedenle ameliyatla şaşılık düzeltildikten sonra da, çocuk yine gözlüğünü takmaya devam edecektir.
Yanlış : Çocuğum yıllardır gözlük takıyor, fakat gözlüğü çıkardığı zaman gözü yine kayıyor, tedavi hiçbir fayda sağlamadı.
Doğru : Eğer şaşı bir çocukta, kayma gözlükle düzeliyorsa tedavi başarıya ulaşmış demektir. Çocuk sürekli gözlük takmalıdır. Gözlük çıkarıldığında gözün kayması doğaldır. Tedavinin değerlendirilmesi, gözlüklü iken yapılır.
Göz kırpmanın faydaları
* Gözlerinizi mümkün olduğu kadar kırpın. Sigara dumanından uzak durun. Direkt kuru hava gözü rahatsız ettiğinden klimadan uzak durun.
* Ekranınızın renk ve parlaklık ayarını ayarlayın ve öyle kullanın. Bilgisayarın monitör ayarında parlaklık düşürülerek göze gelen ışımayı azaltın ve göz yorgunluğunun önüne geçin.
* Bilgisayar kullanırken gözlerin kurumasını ve çabuk yorulmasını önlemek için, göz kırpma sayısını bilinçli olarak arttırın.
* Monitörü göz hizasının 10- 15 derece altına olacak şekilde yerleştirin. Bunun ayarı monitörün üst kenarının göz seviyesinin biraz altında kalmasını sağlayarak yapılabilir.
* Ayrıca 10-20 dakikalık aralar verip uzağa bakın.
* Oturuş pozisyonunuzu ayarlayın ve dik oturun.
* Ekranın zemin renginin açık renk seçin. Çünkü koyu renkli zemin etraftaki açık renkli objelerle (beyaz kağıt, açık renk mobilya) kontrast yapacak ve gözünüzü yoracaktır.
* Belirli aralıklarla ekrandan farklı yere bakarak göz kırpma refleksini normale döndürün.
* Lenslerinizi mümkün olduğu kadar az kullanın ve bakımını iyi yapın. Eğer kuruma varsa yapay göz yaşı kullanın.
* Yaşadığınız ve çalıştığınız ortamlarda havalandırma ve ışığın durumuna dikkat edin. Az ışığın gözü yorduğu gibi yoğun ışık ve kuru havanın da yorgunluk oluşturduğunu unutmayın.
* Kirpik diplerinizde biriken artıkları düzenli sıcak su ile temizleyin. Bu gözyaşınızın da daha sağlıklı olmasını da sağlar.
* Kuru göz hastalığınız varsa bunun için sürekli yapay göz yaşı kullanın.
* Odada aydınlatmada kullanılan ışık kaynağı ne kadar parlak ve size direkt geliyorsa problem o kadar artacaktır. Arkanızdan ve omuz hizanızdan çapraz olarak gelen bir ışık kaynağı kullanın.
* Gözlerde kuruma yaratacak uzun süre bilgisayarla çalışmak, okumak, araba kullanmak, televizyon seyretmek gibi işleri dinlenerek yapın. Televizyon en az 3 metre uzakta olmalı. Okurken ve bilgisayar karşısında 10-20 dakikada bir gözü dinlendirip uzaklara bakın.
Renk körü müsünüz?
Esenler Hayat Hastanesi Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Fatma Aygün Koca, her 12 erkekten birinde renk körlüğü görüldüğünü bildirdi.
Fatma Aygün Koca, çocuklarda en sık görülen göz rahatsızlıklarının, görme kusurları (miyop, hipermetrop, astigmat), şaşılık, göz tembelliği, doğuştan katarak, doğuştan göz tansiyonu (glokom), doğuştan gözyaşı kanal tıkanıklığı, doğuştan anomaliler, bazı göz tümürleri olarak sıralanabileceğini söyledi. 0-16 yaş grubundaki çocukların gözlerini korumak için doğumdan hemen sonra, çocuk 6 aylıkken, okula başlamadan önce ve okul süresince düzenli göz muayenesi yapılması gerektiğine işaret eden Koca, “Anne-baba, bebekte veya çocukta herhangi bir göz rahatsızlığından şüpheleniyorsa hemen bir göz doktoruna başvurulmalıdır. Göz muayenesi için bebeğin belirli aya veya yaşa gelmesi beklenmemelidir. Bebek 1 günlük olsa bile, gerekiyorsa hemen göz muayenesi yapılabilir” dedi.
Bebekte göz kayması varsa acilen tedavi edilmesinin önemine değinen Koca, yeni doğan bebeğin bir veya her iki gözünde sürekli sulanma ve çapaklanma görülürse, gözyaşı kanallarının doğuştan tıkalı olabileceği düşünülerek bir göz doktoruna başvurulmasının önemine değindi. Koca, “Teşhis doğrulanırsa önce gözyaşı kesesine masaj yapılmasını ve bazı göz damlalarının kullanılmasını tavsiye ediyoruz” dedi.
Yeni doğanlarda görülen önemli bir hastalığın da, doğuştan göz tansiyonu yüksekliği olduğunu kaydeden Koca, ilerledikçe bebeğin gözünün irileştiği ve büyüdüğünü bildirdi. Koca, “Bu durumda bebek giderek görmesini kaybedecektir. Hastalık başlangıç döneminde teşhis edildiğinde, yapılacak ameliyatla göz tansiyonu düşecek ve görme kaybı önlenecektir” dedi.
“GÖZ BOZUKLUKLARI KİŞİLİK GELİŞİMİNİ OLUMSUZ ETKİLER”
Çocuklar okula başlamadan önce göz kontrollerinin yapılmasını öneren Koca, beş yaşındaki çocuklarda yüzde 1 olan görme bozukluklarının, ilk öğretim çağında yüzde 10′a , lise döneminde ise yüzde 20′ye kadar yükseldiğini söyledi.
Koca, “Tedavi edilmeyen göz kusurları çocuğun okul hayatını, kişilik gelişimini ve okula uyumunu zorlaştırır. Okulda tahtayı iyi göremeyen öğrenci dersten kopar. Yakını iyi göremeyen ve astigmatı olan öğrenci okumaktan çabuk sıkılır. Dikkat eksikliği, okumadan sıkılma gibi çocuğun performansında düşüş yaratan unsurları ortadan kaldırmak için, okul çağındaki çocukların her yıl göz muayenesinden geçirilmesi gerekmektedir” dedi.
“RENK KÖRLÜĞÜ DE KALITSALDIR”
Koca şöyle devam etti:
“Miyop, hipermetrop ve astigmatizma hastalık değil, göz kusurudur. Görme problemlerinden biri de renk körlüğüdür. Renk körlüğü olan çocuklar kör değildir. Sadece bazı renkleri diğerlerinden daha zor ayırırlar. 12 erkek çocuktan birini ve sadece 200 kız çocuktan birini etkileyen bu durum kalıtsaldır.
Ailede şaşılık varsa, genetik olarak geçme olasılığı yüksektir. Bunun haricinde gözde kırılma kusurları dediğimiz, miyopi, hipermetropi, astigmatizma, iki göz arasında numara farkı olması, ateşli hastalıklar, travmalar ya da annenin hamileliğinin ilk üç ayında geçirdiği rahatsızlıklar şaşılığa neden olabilirler. Şaşılık ameliyatını, görme derecesi ve görme bozukluğuna hiçbir etkisi yoktur. Bu nedenle ameliyatla şaşılık düzeltildikten sonra da, çocuk yine gözlüğünü takmaya devam edecektir. Gözlük takmayı istemeyen çocuklar olabildiği gibi sanki çocuğu kusurluymuş gibi üzülen anne babalar da olabiliyor. Bunun için öncelikle, toplumumuza, gözlüğün bir kusur olmadığını, bunun ayıp bir şey olmadığı bilincini vermemiz gerekiyor. O zaman çocuklarımız gözlüklerini çok daha rahat kullanıp daha başarılı olurlar.
Göz rahatsızlıkları için bitkisel çözümler
Maydanoz suyu ile göz banyosu yapıldığında gözkapağı iltihaplarını iyileştirici özelliği vardır.
Ceviz yapraklarının kaynatılması ile elde edilen sıvının içine batırılan temiz bir bez parçası gözün üzerine konursa, göz iltihaplanmalarını önler.
Deve tabanı suda kaynatılarak pansuman yapılırsa deri ve göz kapağı iltihaplarını önler.
Frenk maydonuzu göz hastalıklarına etkilidir.
Gül yapraklarından yapılan çayla göz nezlesi ve kanlanmasında bu çayla göz banyosu yapmak çok etkili olur.
Havuç gözleri kuvvetlendirir.
Kavun göz nezlesine iyi gelir.
Kaya koruğunun (taze) yapraklarının ezilmesi ile elde edilen sıvı göz ağrılarını dindirir.
Mine çiçeği suyu ile yıkanan gözlerde iltihap yok olur.
Mürver ağacı kabuklarından yapılan çay, böbrek göz iltihaplarına iyi gelir.
Peygamber çiçeği göz hastalıklarına iyi gelir.
Rezene (raziyane) tozu karıştırılan suyla gözler yıkandığında kuvvetlendirir.
Üzerlik otu gözleri kuvvetlendirir.
Göz tembelliğine dikkat
Bir göz iyi görürken, diğer gözün her türlü gözlük düzeltmesine rağmen aynı seviyede görmemesi durumunda göz tembelliğinden bahsedilir.
Çocuğunuzu 8 yaşından küçük ise hala geç kalmış sayılmazsınız.
Göz tembelliği, bebeklik veya çocukluk döneminde bir gözün yeterince görememesi ve o göze ait beyin bölgelerinde sağlıklı görme yollarının gelişmemesi sonucu ortaya çıkar. Aslında göz tembelliği, gözde değil, göze ait beyin yollarında gelişen tembelliktir. Toplumda %2-3 oranında ve genellikle tek gözde görülür.
Göz tembelliğine neden olan en önemli Hastalık şaşılıktır (göz kayması). Kayan gözden gelen görüntü, çift görmenin önlenmesi amacıyla yok sayılır ve çocuk sadece tek gözüyle görmeye yönlenir. Göz tembelliğine neden olan ikinci durum ise, göz dokularının şeffaflığını bozan ve ışığın sarı noktaya ulaşmasını engelleyen her türlü Hastalıktır. Bu durumun başında doğumsal katarakt gelir ve en ağır göz tembelliğine neden olur.
Aileler, çocuklarında göz kaymasına veya katarakta bağlı gelişen anormallikleri fark ettikleri için göz Doktoruna erken başvururlar ve bu grup hastalarda tedavi genellikle geç olmadan başlanabilir. Diğer bir göz tembelliği nedeni tek gözde veya her iki gözde görülen yüksek kırma kusurudur. Bu durumun aile tarafından anlaşılması mümkün değildir ve ancak bir göz Doktoru muayenesi ile anlaşılabilir.
Genellikle, tanı ve tedavi gecikmesi bu grup hastalarda yaşanır ve eğer 10 yaş sınırı geçilmiş ise (tedavi için ideal zaman bebeklik dönemi veya hayatın ilk yıllarıdır) beyin esnekliğini yitirdiği için, bu çocuklarda tedavi şansı artık kalmamıştır. Eğer çocuğunuz 8 yaşından küçük ve şimdiye kadar hiç göz muayenesine götürmemiş iseniz hala geç kalmış sayılmazsınız.
Bu durumun tespiti ve tedavisi için hala 1-2 yılınız var demektir.
Kaynak: Star
Sağlıklı Gözler İçin Havuç ve Lahana
Doktorlar göz sağlığı için beslenme şekli ile ilgili tavsiyelerde bulunuyor.
Sağlıklı gözlere sahip olmak isteyenlere uzmanlar;sofralarında havuç, limon, lahana ve kabak çekirdeğine yer açmalarını öneriyor.
Günümüzde birçok insan ofis ortamında, bilgisayar ya damasa başında çalışıyor. Kuru havanın hakim olduğu böyle bir ortamda sürekli bilgisayar ekranına bakarak çalışmak, göz sağlığını olumsuz etkiliyor. Bir grup Alman göz doktoru tarafından kaleme alınan ve Almanya’da çok satan ‘Heute Schon Vitamine Gegessen?’ (Bugün Vitamin Yedinizmi?) adlı kitap, göz sağlığını korumaya yönelik önemli beslenme tavsiyelerini içeriyor. Kitaba göre; sadece beslenmemizde bazı meyve ve sebzelere yer vererek, dünyaya ömür boyu sağlıklı gözlerle bakmanız mümkün…
MAKARNA MERCEĞİ GÜÇLENDİRİYOR
Kitapta yer alan bilgilere göre; özellikle renkli sebze vemeyvelerin tüketimi göz sağlığının korunmasında çok önemli bir rol oynuyor. Bu türmeyve ve sebzelerde bulunan E ve C vitaminleri görme bozukluğuna yakalanma riskini azaltıyor.
Bu nedenle Alman uzmanlar bol bol kuşburnu, karalahana, kivi, karnabahar, limon,mandalina ve şeftali
tüketilmesini tavsiye ediyor. Makarna ve pirincin de tüketiminde aşırıya kaçılmadığı sürece gözlere iyi geldiğini belirten uzmanlar; badem, susam, ceviz, kabak çekirdeği ve yer fıstığının da göz sağlığı için çok yararlı besinler olduğunu belirtiyor. Tüm bu besinler hem göz merceğini güçlendiriyor, hem de yaşlanmanın sebep olduğu görme bozukluklarının önüne geçiyor. Göz sağlığı için en yararlı yağlar ise ayçiçek yağı ve zeytinyağı olarak sıralanıyor.
PEYNİR RETİNAYI KORUYOR
Mısır ve ıspanak gibi zeaksantin içeren gıdalar ile yeşil lahana, maydanoz,marul, brokoli, pırasa, kabak ve biber gibi lutein içeren birtakımsebzeler ise retinanın güçlenmesini sağlıyarak, göz sağlığına katkıda bulunuyor. Öte yandan; istiridye, peynir ve Brüksel lahanası gibi çinko açısından zengin besinler de, yaşlılık döneminde retinanın korunmasına yardımcı oluyor. Havuç ise içerdiği A vitamini sayesinde göz sinirlerini güçlendiriyor. Omega-3 açısından zengin olan uskumru ve somon gibi balıklar da, görmeyi tehdit eden yaşa bağlı sarı nokta hastalığını ve kadınlarda göz kuruluğu riskini azaltıyor.

