‘Güzellik,Cilt Bakımı’ Kategorisi Yazıları
Buluğ Çağında Cilt Bozuklukları
Bünyenin ruhsal ve bedensel durumunun aynası olan cilt de ergenlik çağının esrarlı gelişimine kaçınılmaz olarak katılır.
Buluğ çağında vücut Kalınlaşarak, kabalaşarak, mesamatı daha belirgin bir hal olarak ve yağlanarak temel dokusu değişir. Daha fazla terleme olur, koltuk altındaki, göğüslerdeki ve cinsel organ bölgerindeki bezeler ilk kez faaliyete başlarlar. Bunların etkisiyle kişiden kişiye değişen özel bir vücut kokusu belirir, ayaklarda olduğu gibi, vücudun başka yerlerindeki mutad terlemeler de artar ve kokusu keskinleşir, bu da genci sıkar. Tüy ve kılların niteliği ile yayılma alanlarında değişiklikler olur. Yazının Devamını Okuyun.. »
Pul Pul Dökülen Ciltler için
Cildiniz pul pul mu oluyor? Bu gibi durumlarda cildinizin üzerindeki ölü hücreleri nazikçe sürterek temizlemelisiniz. Soyucu uygulamalar cildinizdeki kırışıklıkları gizlemenize ve gidermenize yardımcı olurken, cildinize bir pembelik de verebilir.
Cildinizi ölü hücrelerden arındırmak için bunları yapın!
- Vücudunuzu duşta ya da küvette ıslatın.
- Soyucu özelliği olan sentetik lif, sünger ya da eldiven kullanın.
- Soyucu özelliği olan bir temizleme ürününü süngerin, lifin ya da eldivenin üzerine serpin. Bazı temizleyiciler % 25 oranında volkanik taş tozu içerir. Bunlar yağlı cilt için yararlıdır. Buna rağmen aşırı temizleyici kullanımı yağ bezlerinin aşırı üretimine de neden olabilir. Bu nedenle dikkatli ve doğru miktarda uygulamak gerekir.
- Sünger ya da lif kullanarak dairesel hareketlerle cildinizi ovalayın. Cildinizin boyun, yüz gibi hassas bölümlerini ovalarken nazik olun.
- Cildinizi daha sonra düzgünce kurulayın.
- Soyucu ürünler cildinizi kurutabileceği için devamında cildinizi iyice nemlendirdiğinizden emin olun.
- Hafif petrol, lanolin ve mineral yağları içeren nemlendiricileri tercih edin.
- Cildinizi aşırı soymayın. Eğer cildiniz az yağlıysa çatlamalara neden olabilir. Cildi çok aşırı derecede sürtme, soyma kılcal damarların zedelenmesine neden olabilir
Bebekler İçin Cilt Bakımı
Bebeklerin cildi ince, duyarlı ve daha az yağlıdır. Bu yüzden tahrişlere ve mikroplara karşı direnci azdır. Tam zamanlı doğan bebeklerde cildi kaplayan mumsu madde (vernix caseosa) önemli koruyucudur. Son yıllarda birçok yenidoğan ünitelerinde bebek hemen yıkanmamakta, böylece mumsu maddenin koruyucu tabaka özelliğinden yararlanılmaktadır.
Beklenen doğum süresi geçmiş bebeklerin cildi buruşuktur ve doğumu izleyen haftalar içinde pul pul dökülür. Bu fizyolojik, normal bir durumdur.
Doğumu izleyen ilk günlerde tıbbı önemi olmayan, anneden bebeğe geçen hormonların etkisiyle ufak sivilceye benzeyen kırmızı döküntü özellikle bebeğin yüzünde belirir ve yanlızca cildin temizliğine dikkat edilerek kısa sürede kaybolur. Ancak, yine ilk günlerde bebeğin yüz ve vücudunda ufak, kırmızı zemin üzerinde sarı baş veren döküntüler deri enfeksiyonu habercisidir.
Stafilokokus aureus denilen bir bakterinin yaptığı bu döküntü, ayırıcı tanı amacıyla mutlaka bir doktor tarafından değerlendirilmelidir.
Bebeklerin sakallı ve bıyıklı kişiler ve ıslak öpenler tarafından sık öpülmeleri ciltte tahrişe yol açar, cildin direncini düşürür ve üzerine kolaylıkla infeksiyon binmesine neden olur. Allerjiye yatkın, atopik bünyeli bebekler de tahrişten uzak tutulmalıdır. Bebek ekzemaları atopik bebeklerin en önemli sorunudur ve mutlaka uzman değerlendirmesi istemektedir.
Bebek cilt bakımında koruma önemlidir:
* Bebeğin giysilerini deterjan ile yıkamayın. Sabun tozlarını tercih edin. Bol suyla durulayıp mümkün oldukça güneşte kurutun ve mutlaka ütüleyin.
* Sık sık altını değiştirerek cildin idrar ve dışkı ile uzun süre temasını önleyin. Yeni doğan döneminde bebeğin gece altını değiştirmeme, böylece uykusunu bölmeyip buna alıştırmamak gibi, bebeğin bakımına yardımcı olan yaşlıların genç annelere önerdikleri, tembellik kokan yaklaşımlar vardır.
6-8 saat gibi uzun süre idrar veya dışkı ile temas eden cilt ileri derecede kızarmakta, cildin yapısal özelliğine göre bazı bebeklerde yer yer çatlayarak kanamakta, üzerine binen bakteri ve mantarlarla her idrar değdiğinde bebek canı çok yanarak uzun süre ağlamaktadır. Bu tip pişiklerin tedavisi uzun süre almaktadır.
Bebeğin altı her 2-3 saatte bir değiştirilmeli, her seferinde ılık suyla yıkanarak kurulanmalı, kısa süre altı açık bırakılıp havalandırılmalı, iyice kuruduğu görüldükten sonra bebek yağı ince bir tabaka şeklinde sürülüp kapatılmalıdır.
* Sürtünme tahrişi genellikle koltuk altları, kasıklar gibi boğumlu bölgelerde bez, dar giysi, havlarını döken giysiler ve terle artmaktadır. Bebekleri giydirirken, kendi giysi katımıza bir kat daha ekleyerek giydirmeliyiz. Kendimizden bir kat eksiltiyorsak, bebeğimizden de bir kat çıkarmayı unutmamalıyız. Kabaca biz evde atlet tipi giysilerle gezerken, bebeği battaniyeye sarmamalıyız.
* Sıcak ve kuru ortamlar ve rüzgar ciltte gerilmeye ve buna bağlı tahrişe yol açar. Anne sütü almayan, ek gıdalara geçmiş çocuklarda günlük su gereksiniminin karşılanması, cildin doğal nemini korumakta önemlidir.
* Bebeklerin cildinde, cildi güneşe karşı koruyan ”melanin” adlı doğal koruyucu yapılar henüz oluşmaz. Bu nedenle 1 yaşın altındaki bebeği doğrudan güneş ışığından korumalıyız. Korumada aşırıya kaçmak, bebeğin güneşin yararlı ve bebekler için gerekli D vitamini metabolizması üzerindeki etkisinden faydalanmasını önler ve bu da bebeği raşitizm denilen klinik tabloya kadar götürür.
Bu nedenle el, ayaklar ve yanaklar güneş görecek şekilde, yüksek koruma faktörlü güneş bakım ürünleri sürerek, kumsalda şemsiye altında, denizden ve kumdan yansıyan ışınlarla güneşin yaralı ışınlarından bebeği faydalandırmalıyız.
Bebeğin güneşle buluşmasında dikat edilmesi gereken önemli diğer nokta ise pencere camlarının yaralı güneş ışınlarını kırması ve D vitamini yapılması için gerekli dalga boyundaki güneş ışınının camdan geçememesidir. Pencere camı bu durumda büyüteç özelliği gösterip bebeğin cildinde hafif yanığa neden olablir. Bu nedenle güneşlenme açık havada yapılmalıdır.
Kaynak: Gebelik.org / Uzm. Dr. Faik Kuseyri
Limon kabuğunun içine saklanmış mucizevi reçete
Prof. Mehmet Öz limon kabuklarının cilt kanserine karşı bir kalkan oluşturduğunu, cildi güzelleştirip, sinirleri yatıştırdığını açıkladı. İşte Prof. Öz’den limon kabuğu mucizesi…
Prof. Mehmet Öz limon kabuklarının cilt kanserine karşı bir kalkan oluşturduğunu, cildi güzelleştirip, sinirleri yatıştırdığını açıkladı. İşte Prof. Öz’den limon kabuğu mucizesi…
Kavurucu yaz sıcaklarından ruhumuz da bedenimiz de nasibini alıyor. Tek derdimiz biraz serinlemek de olsa, cilt korumasına olabildiğince çok dikkat etmeliyiz. Cilt bakımı için ucuz ve kolay yol sunan Prof. Mehmet Öz, limon kabuğunun yabana atılmayacak faydalarını anlattı. Söz, Öz’ün…
TÜMÖR GELİŞİMİNİ ENGELLİYOR
Limonun tadı güzeldir, serinletici etkisi vardır, C vitamini deposudur. Salatanıza katabilir, limonata içebilir veya yiyebilirsiniz. Kabuklarını kullanmak ise size bambaşka faydalar sağlayabilir. Yapılan bir araştırma ile limon kabuklarında bulunan dlimonene aadlı maddenin çok güçlü bir cilt dostu olduğu belirlendi. D-limonene, narenciye yağında bulunan ve tümör gelişimini engelleyerek cilt kanseri riskini önemli ölçüde düşüren bir bileşkendir.
D-LİMONENE ETKİSİ
11.00-16.00 saatleri arasında güneş ışınlarından kaçınmanız gerektiğini zaten biliyorsunuz. Limon ve diğer turunçgillerden maksimum faydayı sağlamak için basit bir yöntem var: Ya gölgede tüketmeye çalışın ya da yerken hızlı davranın. Güneş ışınları etkisiyle elinizde tuttuğunuz parça limonun içindeki C vitamini 30 saniye gibi kısa bir sürede okside olur.
RİSKİ DÜŞÜREBİLİRSİNİZ
Sadece Amerika’da yılda 200.000 den fazla insan cilt kanserine yakalanıyor. Bu sorun son yıllarda ülkemizde de çok artış göstermeye başladı. Cilt kanseri güneşin parladığı her yerde kendini gösterebilir. Yüzünüzde, kulaklarınızda, ellerinizde ve dudaklarınızda oluşabilir. D-Limonene sayesinde bu riski çok düşürmek elinizde.
YEMEKLERE KATIN
Limon kabuklarına geri dönüyoruz. Kabukları çayınıza katarak hem lezzet hem de güçlü bir cilt bakımına kavuşabilirsiniz. Makarna sosuna limon kabuğu rendesi eklemek iyi bir alternatif. Rendelediğiniz kabukları salatanıza, yaptığınız keklere ve kurabiyelere de katabilirsiniz.
KALBİ RAHATLATIYOR
Limon kabuğu aynı zamanda sinir sisteminize olumlu etki yapar, bakterileri öldürür ve kalbi rahatlatır. Yapılan bir çalışmada, kadınların yumurtalık kanseri riskini de düşürdüğü ortaya konan limon kabuklarının bu özelliği de içeriğinde bulunan polifenollerden kaynaklanmaktadır.
KARACİĞERE YARARLI
Son olarak cildimize yaptığı maksimum faydaları dışında limon kabukları, özellikle alkol alanlar için olmazsa olmazlardandır. Karaciğer ve safra kesesine yararlıdır, mide asiditesini giderir ve balgam söktürücü etkisi vardır. Yenilebilir cilt bakımına limon kabukları ile başlayın!
Karma Ciltler İçin Temizleme Sütleri
Olgunlaşmış yarım şeftalinin kabuklarını soyarak dilimleyin. Daha sonra yarım bardak sütün içine koyarak sekiz saat kadar bekletin ve süzün. Temizleme sütünüz hazır.
5-6 adet çileği çatalla iyice ezip püre haline getirin. Hazırladığınız püreyi yarım bardak sütün içine katın. Daha sonra karışımı bir şişeye koyarak iyice çalkaladıktan sonra buzdolabında 4-5 beklettikten pamuk yardımı ile cildinizi temizlemek için kullanabilirsiniz. Kullanmadan önce şişeyi iyice çalkalayın.
Yağlı Ciltler İçin Temizleme Sütleri
Bir tatlı kaşığı balı iki üç tatlı kaşığı su ile birlikte cam bir kasenin içinde çok kısık ateşte ısıtıp ateşten alın. Daha sonra içine yarım bardak süt ve bir yumurta sarısı katarak kıvam alıncaya kadar iyice karıştırın ve bir şişenin içine boşaltın.Tim cilt tiplerine iyi gelen bu karışım cildi temizler, besler ve aynı zamanda cilde pürüzsüz bir görünüm verir.
Bir avuç dolusu tuzsuz bademi bir tatlı kaşığı toz şeker ile birlikte havanda iyice dövün. Daha sonra içine bir iki kaşık gül suyu ilave ederek dövmeye devam edin. Bademler ezildikçe birkaç kaşık daha gül suyu koyun. Bu şekilde karışım krem kıvamına gelene kadar devam edin. Bir iki saat beklettikten sonra karışımı temiz bir tülbentten geçirerek elde ettiğiniz temizleme sütü ile yüzünüzü pamuk yardımıyla silerek temizleyin.
Bir fincan sütü bir fincan kepek ya da yulaf kepeği ile iyice karıştırdıktan sonra yüzünüzü bu karışımla silin.
Kuru Ciltler İçin Temizleme Sütleri
Yarım bardak portakal çiçeği suyu ve yarım bardak gül suyunu bir şişenin içinde iyice çalkaladıktan sonra bu karışımın içine batırdığınız temiz bir pamuk parçası ile cildinizi güzelce silerek temizleyin.
İki avuç kurutulmuş fesleğen yaprağını bir bardak kaynar suyun içine atın. Üzerine iki çorba kaşığı süt tozu ilave ederek ılımasını bekleyin ve süzün. Hem pamuk yardımıyla cildinizi temizleyebilir hem de dairesel ve yumuşak hareketlerle cildinize masaj yaparak yedirebilirsiniz. Kuru ciltler için mükemmel bir cilt temizleme sütüdür.
Normal Ciltler İçin Temizleme Sütleri
Büyükçe bir salatalığı rendeleyin ve yarım bardak sütün içine koyup karıştırın. Üç saat bekledikten sonra süzün ve yüzünüzü bu karışıma batırdığınız pamuk ile temizleyin. Cam bir işeye koyup buzdolabında saklayabilirsiniz.
Yarım çorba kaşığı yoğurt, yarım çorba kaşığı yağmur suyu ve arıtılmış su ve iki çorba kaşığı limon suyunu iyice karıştırın. Temiz bir pamuğu bu karışıma batırarak cildinizi güzelce silin.
Yumuşak ve Parlak Bir Cilt İçin Doğal Maskeler
Bir tane yumurtanın beyazını çırpıp yüzünüzün kırışmaya yüz tutan veya kırışması muhtemel olan yerlerine sürüp kuruyuncaya kadar yaklaşık yirmi dakika bekleyin. Daha sonra cildinizi ılık su ile durulayıp yumurta kokusundan arındırmak için gül suyu ile silin. (Not : Yumurta kokusunu cildinizden çıkarmak için sabun ve benzeri temizlik maddeleriyle yıkamayın. Aksi halde cildiniz kurur ve yapılan maskenin bir anlamı kalmaz.
Cam bir kasenin içinde bir yumurtanın beyazını, yirmi gram kadar iyi kalite saf zeytinyağını, on gram kadar ince şekilde dövülmüş şapı ve onbeş gram kadar defne suyunu iyice çırparak krem kıvamına getirin.Hazırladığınız kremi temiz bir tülbent üzerine yayıp ocak üzerine veya elektrikli ısıtıcıya uzaktan tutarak ısıtın. Tülbendin üzerindeki krem hafif katılaşacaktır. Tülbent üzerindeki bu kremi ılık haldeyken yüzünüze koyup yirmi dakika bekleyin ve cildinizi ılık su ile yıkayıp gül suyu ile silin.. (Ayda 2 veya 3 kez uygulayın.)
Bir adet yumurtanın sarısı ile bir kahve kaşığı çiğ sütü iyice çırptıktan sonra cildinize yayarak sürün ve yirmi dakika bekletip cildinizi ılık su ile yıkayın. Son olarak gül suyu ile yüzünüzü silin.
Bir fincan havuç suyuna 1 fincan salatalık suyu karıştırarak pamukla yüzünüze sürün. 20 dakika sonra yüzünüzü ılık su ile yıkayın.
Yarım paket pasta mayasının içine, 1 adet yumurtanın sarısını ve 1 kaşık zeytinyağını katıp iyice karıştırdıktan sonra cildinize kalın bir tabaka halinde sürüp yirmi dakika bekleyin ve cildinizi ılık su ile yıkayıp gül suyu ile silin.
Cilt Güzelliği Vücut Güzelliği İle Orantılı
Önce parmağınızı cildinizde gezdirin. Cildinizin yağlı bir tabakayla kaplı olduğunu fark edeceksiniz. Bu tabaka, sebum ve sudan oluşan cildin koruyucu tabakasıdır. İşte bu koruyucu tabakanın içerisindeki sebum yani yağ oranı cilt tipinizi belirler.Eğer sebum oranı az ise cildiniz kuru; fazla ise yağlı; normal ve dengeli ise normal ve karma cilttir.
Kuru cilt oldukça incedir ve gözenekleri çok küçüktür. Görünümü mat ve serttir. Dokununca kuru ve pürtüklüdür. Cilt kendini koruma özelliğini tam olarak yerine getiremediği için iç ve dış faktörlerden kolayca etkilenip tahriş olur. Sık sık gerilir, kaşınır, karıncalanır, çatlar ve soyulur. Banyodan sonra kızarıklıklar oluşur, sabun ve kireçli su rahatsızlık verir. Fazlasıyla nemsizdir, günlük bakım kremi kullanılmasına rağmen hala kuruluk ve gerginlik hissedilir.
Yağlı cilt kalındır ve gözenekleri çıplak gözle rahatlıkla görülecek kadar genişlemiştir. Rengi donuk, görünümü yağlı ve parlaktır. Dokununca kaygandır. Sık sık sivilce ve siyah nokta oluşur. Makyaj çok çabuk bozulur hatta akar. Oldukça dayanıklıdır, en geç kırışan cilt türüdür. Karma cilt yağlı ile kuru arasındaki cilttir; ne yağlı, ne kurudur.Alın, burun ve çene ( T bölgesi ) yağlı; yanaklar normal veya kurudur. Yanak bölgesindeki cildin tipi dış etkenlere bağlı olarak değişebilir.
Normal cildin gözenekleri optimal açıklıktadır. Rengi pembedir. Görünümü taze ve sağlıklıdır. Dokununca yumuşak ve pürüzsüzdür. Bir önemli not, cildiniz hangi tipte olursa olsun, fazla güneşlenme, mevsim değişimleri ve hormonal etkenler nedeniyle nemsizlik, hassasiyet veya kuruluk gibi sorunlarla karşılaşabilirsiniz. Bu durumda yapmanız gereken, özel bakım programları uygulamaktır.Cilt bakımı için önce arındırma yani keselemenin cilt bakımı için önemi inkar edilemez. Haftada bir kez cildi ölü hücrelerden korumak için keseleme yapılmalıdır. Bedenin üst kısımlarına doğru dairesel hareketlerle yapılır. Ardından cilt mutlaka nemlendirilir. Göğüsler, boyun el ve bacaklar dış etkilere daha açıktır, her gün bakım ister. Cildin temel esnekliğini korumak ve ileriki yaşlarda sarkma ve çizgileri azaltmak için genç yaşlarda koruyucu ve nemlendiricileri kullanmak gerekir. Cilt hem sıcak hem soğuktan etkilenir. Nemini yitirir, hassaslaşır ve kurur. Cildi sağlıklı tutmak için yıl boyunca nemlendirici kullanmak yararlıdır. Cildin gerilmesiyle kuruduğunu anında anlayabiliriz.
Vücudun en büyük düşmanı selülitlerdir. Genç yaşlı, şişman zayıf fark etmez. Her kadında oluşur. Selülit, kısaca, derideki yapının bozulup, yağ dokularının su, tuz ve metabolizma atığı maddelerle dolarak şişmesi anlamına geliyor. Bu durum, lenf ve hücrelerarası sıvının birikmesine yol açıyor ve deriyi “portakal kabuğu” görünümüne büründürüyor. Dolaşım bozukluğu, kalıtım, yaş, cinsiyet, hormonal düzensizlik, hareketsizlik, iklim koşulları, psikolojik etkenler gibi pek çok oluşum nedeni var. Sağlıklı beslenme, spor yapma, gerekirse koruyucu kremlerle selülitle savaşılır. Selülit sağlıkla orantılıdır.
Yeterli uyuyun : Uyku sırasında enerji yenilenir, zehirli maddeler vücuttan atılır, dokuların beslenmesi düzelir ve hücre metabolizması normale döner.Stresli olmayınStresliyken vücut insulin salgılar. Bu durum vücutta yağ ve şeker birikimine yol açar.
Kilonuzu sabit tutun : Sık aralıklarla yüksek miktarda kilo alıp vermek deride esneklik kaybına neden olur. Bu durum deri yapısını bozar ve selülit oluşumuna zemin hazırlar.
Gelişigüzel ilaç kullanmayın : Özellikle idrar söktürücü ve müshil ilaçlarını doktor tavsiyesi ile kullanın. Selülit, vücuttaki su-tuz dengesi değişikliklerine son derece duyarlıdır. İlaçların kötü kullanımı bu dengeyi bozabilir.Güneşlenirken dikkatli olun.Fazla güneşlenmek cildin yaşlanmasına ve direncinin azalmasına neden olur. Sıcak saatlerde (12-16 arası) güneşlenmeyin ve mutlaka güneşten koruyucu bir ürün kullanın.Kan dolaşımını engelleyen nedenlerden uzak durun.Kan dolaşımındaki yavaşlamalar ve düzen bozuklukları selülitin oluşmasında çok etkilidir. Bu yüzden:
- Vücudunuzu çok sıkan giysiler giymeyin.
- Sürekli yüksek topuk kullanmayın.
- Kambur durmayın.
- Kabızlık sorununuz varsa tedavi olun.
İyi soluk alıp verin: Göğsünüzü iyice şişirerek burnunuzdan derin ve yavaşça soluk alın ve yine burnunuzdan yavaşça geri verin. Dokuların bol oksijenle dolması, yanma işlemini hızlandırarak zehirli maddelerin vücuttan atılmasını kolaylaştırır, selüliti engeller.
Aromaterapi yapın : Selüliti engellemeye yarayacak en etkili yağ özleri greyfurt, portakal ve limon yağlarıdır. Çok konsantre oldukları için sadece 2 ya da 3 damla uygulayın.Haftada 1 kez, vücudun üst kısımlarına doğru ve dairesel hareketlerle yapılmalıdır. Dirsek, diz, kol, kalçaların üst kısımları gibi vücudun pürtüklü bölümlerinde ısrarcı olunması, buna karşın göğüsler, boyun gibi hassas bölümlerine uygulanmaması gerekir.
Günde en az 1,5 litre su için : Su, hem vücudu zehirli atıklardan temizler hem de selülitli dokulardaki tuzu atarak bu dokuları temizler.
Tuzu azaltın : Tuz ve sucuk, sosis gibi tuzlu yiyecekler dokularda su tutulmasına neden olur. Proteinli gıdaları tercih edin : Protein yönünden zengin yiyecekleri sindirme sırasında vücut fazla enerji harcar. Bu da sağladıkları kaloriyi azaltır.
Bol bol meyve ve yeşil sebze yiyin : Meyve ve yeşil sebzeler dokulardaki zehirli artıkların atılmasında son derece etkilidir.
Patates, pirinç gibi nişastalı yiyeceklerle yağlı yiyecekleri bir arada yemeyin.Nişasta fazla miktarda insulin salgılanmasına neden olur bu da yağların organizma içine iyice yerleşmesine yol açar.
Yemek aralarında atıştırmayın.
Sigara, kahve, alkol, gazlı ve kolalı içecekler içmeyin.
Çikolata, kuruyemiş, muz, yağlı, bol salçalı ve baharatlı yiyecekler yemeyin.
Selülitle savaşmakta kararlıysanız mutlaka düzenli spor yapmalısınız. Haftada bir kez 2 saat yürümek yerine, her gün 45 dakika yürümek çok daha faydalıdır.
Selülite karşı en etkili sporlar, yürüyüş, yüzme, jimnastik gibi kan dolaşımını artıracak, bacak ve kalçalarınızı kuvvetlendirecek özellikte olanlardır.
Eğer spor yapmaya hiç vaktim yok diyorsanız, işte size akşamları evinizde uygulayabileceğiniz iki egzersiz:
- Yan yatın, kolunuzu başınızın altına koyun, dizlerinizi vücudunuza dik açı yapacak şekilde bükün ve bacaklarınızla dairesel hareketler yapın.
- Sırt üstü yatın, dizlerinizi bükün, karnınızı içinize çekin, bedeninizin üst kısmını kaldırarak ayak bileklerinizi tutmaya çalışın.
Spordan sonra mutlaka banyo yapın ya da duş alın : Banyoda 37°C den fazla su sıcaklığı kullanmamaya gayret edin. Spor sonrası vaktiniz varsa, banyonuzu ılık suyla doldurun ve ayaklarınızı uzatacak şekilde oturup kalçalarınızdan baldırlarınıza doğru soğuk duş tutun.
Arındırma (keseleme) vücut bakımının önemli bir etabıdır Cilt bakımı öncelikle güneş ışınlarından korumayla başlar. Güneş ışınlarının en güçlü olduğu, sabah 10.00 ile 15.00 arasındaki saatlerde güneş ışınları ile direkt temastan kaçınınız. Geniş kenarlı bir şapka kullanınız ve güneş ışınlarını engelleyen giysiler giyiniz. Islak T-shirtlerin ve bir çok hafif giysinin güneş ışınlarını geçirdiğini unutmayınız. UV (ultraviyole) ışınlarını süzen bir güneş gözlüğü kullanın. Mutlaka güneş ışınlarına karşı en az 15 SPF (sun protecting factor = güneş engelleme faktörü) lik koruma sağlayan cilt ürünleri kullanınız. Bu ürünleri güneşle temasınızdan 30 dakika kadar önce uygulamaya özen gösteriniz.Kış veya soğuk dönemlerde de uzun süreler güneşe çıkmak özellikle cilt kanserleri açısından risk oluşturur. Güneş ışınlarına karşı korumanızı bu dönemlerde de sürdürün .
Siyah cilt rengine sahip insanların ciltlerinde sadece melanin pigmentinin daha fazla olduğunu ve o ciltlerde de kanser olabileceğini unutmayınız.Özellikle yaz aylarında, bir an önce yanmış bir cilde sahip olmak için kullanılan, yanma hızlandırıcı ürünlerden kaçınınızYanma hızlandırıcı ürünlerin, sadece yanık bir ten sağladığını ve ciltte UV koruması yapmadığını, ciltte kırışıklıklara ve kurumaya neden olduğunu unutmayınız.