‘bitki kürleri’ olarak Etiketlenen Yazılar


Vajinal Mantarın Tedavisi İçin Şifalı Bitkiler

VAJİNAL MANTAR
Tanımı: Derinin mantar hastalığının vajina bölgesinde görülmesidir.
Nedenleri: Bir mantar türü olan candida albicans neden olur. Sağlıklı kişilerde, normal olarak ağız içinde bulunan bir mantardır.Hu Hastalığın belirtileri, kaşıntı eşliğinde beyaz renkli bir akıntıdır. Elden geldiğince mantarlı bölgeyi kaşımamak ve has­talığın başka bölgelerede sirayet etmesini engellemektir. Kulla­nılan çamaşırların iyice yıkanmasının ardından durulama suyu­na dezenfenktan karıştırılarak durulanmalıdır.
Öneriler: Temiz bir kabın içine 100 gram kadar vazelin, ya­rım kahve fincanı kükürt ve bu karışımı merhem haline getire­cek kadar suyla birlikte karıştırılıp, söz konusu hastalıklı bölge­ye günde iki kez sürülür.
* Bir litre suyun içine bir avuç ince kıyılmış aynısefa çiçeği katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek söz konusu hastalıklı bölge yıkanır. Bu durum sabah ve akşam olmak üzere günde iki kez tekrarlanır.
* Bir miktar toz haline getirilmiş beyaz haşhaş tohumu, sirke ile karıştırılıp mayi haline getirildikten sonra söz konusu hastalıklı bölgeye sürülüp aradan bir saat geçtikten sonra yıka­nır. Bu durum sabah ve akşam olmak üzere günde iki kez tek­rarlanır.
* Bir litre suyun içine iki adet pırasa doğranıp iyice kayna­tıldıktan sonra elde edilen su ile söz konusu hastalıklı bölge sa­bah ve akşam olmak üzere günde iki kez yıkanır.
* Kabuklan soyulmuş bir adet acı hıyar ezildikten sonra söz konusu hastalıklı bölgeye sabah ve akşam olmak üzere gün­de iki kez sürülür.
* Bir litre suyun içine iki çorba kaşığı kişniş katılıp kayna­tılmasının ardından süzülerek elde edilen su ile söz konusu has­talıklı bölge sabah ve akşam olmak üzere günde iki kez yıkanır.
* Bir miktar defne yaprağı, dalları ve yemişleri bir arada kaynatılıp söz konusu hastalıklı bölge yıkanır.
* Bir litre suyun içine bir avuç börülce katılıp kaynatılması­nın ardından süzülerek günde üç öğün birer çay fincanı içilir.
* Bir fincan kaynar suyun içine birer çay kaşığı şahtere otu ve helile katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten son­ra süzülerek içilir.
* Bir litre suyun içine bir tutam sığırkuyruğu katılıp kaynatıl­masının ardından süzülerek günde üç kez yarım kahve fincanı içilir.
* Bir kahve fincanı susam yağının içine yanm çay kaşığı sarısabır tozu katılıp iyice karıştırıldıktan sonra erik hoşafı ile birlikte içilir.
* Bir fincan kaynar suyun içine bir çay kaşığı demirhindi katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzüle­rek, sabah ve akşam olmak üzere günde iki kez içilir.
* Bir miktar taze pelin yıkanıp temizlendikten sonra nemli bir halde mikserden geçirilip bir tülbent yardımıyla sıkılarak el­de edilen Özsuyu söz konusu hastalıklı bölgeye sürülür.

Veba Hastalığının Tedavisi İçin Şifalı Bitkiler

VEBA
Tanımı: Hasta sıçanlardan insana geçen bir mikrobun oluş­turduğu bulaşıcı, öldürücü bir hastalıktır. Temizlik koşullarının uygarlaşması sonucu bugün için pek önemi kalmamıştır.
Nedenleri: Pasteurella pestis adlı mikro-organizmanın yap­tığı enfeksiyondur. Organizma, normalde sıçan ve diğer kemiriceleri etkiler, fakat bu hayvanlar öldüğünde, pasteurella pestis’in konağı olan sıçan piresi, diğer bir sıçan bulamazsa, bir insanın üstünde yaşamaya başlar. Bu veba salgınının başlangıcıdır, çün­kü veba, insandan insana, pire ve tahtakurularıyla bulaşır. Başlı­ca üç veba çeşidi vardır.
1. Hıyarcık Vebası: Kasıktaki şişkinlikler başlıca özelliğidir. Kasıklar, koltuk altlan ve boyundaki lenf bezlerinin ağrılı ola­rak şişmesinden sonra deride yayılan bir döküntü belirir. Hasta­lığın bu türü, çok öldürücüdür.
2. Zatüreli Veba: Burada, mikrop akciğerlere girip, çoğalır ve bronko-pnömoni’ye yol açar. Balgam kanlıdır, içinde bol sa­yıda mikrop olduğundan da, hastalığı bulaştırma aracıdır. Enfeksiyon öksürük ve hapşırıkla çevreye yayılır.
3. Sepistemik Veba: Enfeksiyon, kanda o kadar süratle yayı­lır ki, lenf bezlerinin şişmesi için vakit kalmaz.
Bu gibi durumlarda mutlaka en yakın sağlık kuruluşuna başvurmakta fayda vardır.

Verem Hastalığının Tedavisi İçin Şifalı Bitkiler

VEREM
Tammı: (Tüberküloz) Genel anlamda herhangi bir organa ve en çok akciğerlere yerleşen Koch basilinin yol açtığı ateşli ve bulaşıcı bir hastalıktır. Biz burada akciğer veremini konu edeceğiz.
Akciğer vereminin yayılmasında en etkili neden, insanların, kalabalık halde, bir arada yaşamasıdır. Sağlık koşulları düzel­dikçe verem görülme sıklığı azalmaktadır.
NedenIeri: Hastalık başladığında, genellikle fark edilmeyip, grip gibi basit diğer bir hastalıkla karıştırılır. Ateş, öksürük, bel­ki de hafif bir göğüs ağrısı olabilir. İlkel odak adı verilen hasta bölge iyileşir, sıklıkla kireçlenir ve yerel lenf bezleri yozlaşır.
İkincil verem başlar, ya da basiller, ilkel odaktan yayılırsa, kan tükürmek, kronik Öksürük, soluk almayla duyulan göğüs ağrısı, yorgunluk, iştahsıslık, özellikle geceleri terlemek ve ka­dınlarda da, adetlerin kesilmesi belirtileri ortaya çıkar. Hastalık ilerledikçe hasta kilo kaybeder.
Öneriler: Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı atkuyruğu katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklen­dikten sonra süzülerek günde iki kez, sabah ve akşam olmak üze­re birer çay fincanı içilir. Düzenli olarak içilmesi gerekmektedir.
* Bir litre suyun içine ince kıyılmış bir avuç bakla yaprağı katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde üç öğün ya­rımşar çay fincanı içilir. Düzenli olarak içilmesi gerekmektedir.
* Bir su bardağı sütün içine havanda dövülerek iyice ezil­miş olan on diş sarımsak ve bir kahve fincanı halis tereyağı ka­tılıp iyice kanştıaldıktan sonra her gün bir silme yemek kaşığı yenir. Düzenli olarak yenilmesi gerekmektedir.
* Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı ısırgan otu katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklen­dikten sonra süzülerek bir tatlı kaşığı süzme bal ilavesiyle gün­de iki kez, sabah ve akşam olmak üzere birer çay fincanı içilir. Düzenli olarak içilmesi gerekmektedir.
* Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı radika katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek bir tatlı kaşığı süzme bal ilavesiyle gün içinde yudumlanarak içilir, Düzenli olarak içilmesi gerekmektedir.
* Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı öksürük otu katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklen­dikten sonra süzülerek bir tatlı kaşığı süzme bal ilavesiyle gün­de iki kez, sabah ve akşam olmak üzere birer çay fincanı içilir. Düzenli olarak içilmesi gerekmektedir.
* Aynı oranda (ince kıyılmış ya da havanda dövülmüş) kan­taron, ısırgan otu (yapraklan ve çiçekleri), kuru bakla yaprağı ve atkuyruğu iyice karıştırılıp harman edildikten sonra; bir çay fincanı kaynar suyun içine iki çay kaşığı katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek bir tatlı kaşığı süzme bal ilavesiyle günde iki kez, sabah ve akşam olmak üzere birer çay fincanı içilir. Düzenli olarak içilmesi gerekmektedir.
* Bir litre suyun içine bir avuç çam filizi katılıp kaynatıl­masının ardından süzülerek günde üç öğün birer yemek kaşığı içilir. Düzenli olarak içilmesi gerekmektedir.
* Bir miktar taze şeftali yaprağı yıkanıp, temizlendikten sonra nemli halde mikserden geçirilip bir tülbent yardımıyla sı­kılıp elde edilen özsuyu günde üç öğün birer kahve fincanı su­yun içine onar damla damlatılarak kullanılır. Düzenli olarak kullanılması gerekmektedir.
* Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı kişniş katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek bir tatlı kaşığı süzme bal ilavesiyle günde iki kez, sabah ve akşam olmak üzere birer çay fincanı içilir. Düzen­li olarak içilmesi gerekmektedir.
* Bir litre suyun içine ince kıyılmış birer çorba kaşığı as­lankuyruğu ve hindiba kökü katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde üç öğün birer çay bardağı içilir. Düzenli olarak kullanmak gereklidir.
* Bir çay su bardağı kaynar suyun içine ince kıyılmış birer çay kaşığı öksürük otu ve kekik katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek bir tatlı kaşığı süzme bal ila­vesiyle günde iki kez, sabah ve akşam olmak üzere birer çay fincanı içilir. Düzenli olarak içilmesi gerekmektedir.
* Aynı oranda (ince kıyılmış ya da havanda dövülmüş) ci­ğer otu, öksürük otu (yapraklan ve çiçekleri), sivri yapraklı si­nir otu ve sığırkuyruğu iyice kanştırılıp harman edildikten son­ra; bir çay fincanı kaynar suyun içine iki çay kaşığı katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek bir tatlı kaşığı süzme bal ilavesiyle günde iki kez, sabah ve akşam olmak üzere birer çay fincanı içilir. Düzenli olarak içilmesi ge­rekmektedir.
* Havanda dövülerek toz haline getirilmiş olan bir tatlı ka­şığı çitlembik tohumu ile bir yemek kaşığı süzme bal iyice ka­rıştırılıp bir defada yenir. Bu işlem her gün tekrarlanır.
* Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı dar yapraklı sinir otu katılıp demlenmesi için kısa bir sü­re beklendikten sonra süzülerek bir tatlı kaşığı süzme bal ilave­siyle günde iki kez, sabah ve akşam olmak üzere birer çay fin­canı içilir, Düzenli olarak içilmesi gerekmektedir.
* Bir çay su bardağı kaynar suyun içine ince kıyılmış birer çay kaşığı kantaron katılıp demlenmesi için kısa bir süre bek­lendikten sonra süzülerek bir tatlı kaşığı süzme bal ilavesiyle günde iki kez, sabah ve akşam olmak üzere birer çay fincanı içi­lir. Düzenli olarak içilmesi gerekmektedir.
* Bir cezvenin içine bir su bardağı su katılıp üzerine minik parçalara bölünmüş bir çorba kaşığı pancar eklenip kaynatılma­sının ardından süzülmeden ve pancarlar ezilerek içilir/yenir.
* Bir litre suyun içine birer çorba kaşığı hatmi çiçeği, ayva çekirdeği ve ciğer otu katılıp kaynatılmasının ardından süzüle­rek günde üç öğün birer yemek kaşığı içilir. Düzenli olarak içil­mesi gerekmektedir.
* Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı kantoron katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendik­ten sonra süzülerek bir tatlı kaşığı süzme bal ilavesiyle günde i-ki kez, sabah ve akşam olmak üzere birer çay fincanı içilir. Dü­zenli olarak içilmesi gerekmektedir.
* Birer çay kaşığı kakao, tuzsuz tereyağı ve süzme bal iyice karıştırıldıktan sonra bir su bardağı sıcak sütün içine katılıp bir defada içilir. (Kabızlık yapabilir) Günde üç defa tekrarlanır.
* Bir çay fincanı soğuk suyun içine bir silme tatlı kaşığı sofra tuzu katılıp iyice karıştırıldıktan sonra bir defada içilir. Bu öneri özellikle kanama durumlarında faydalıdır.

Zona Hastalığının Tedavisi İçin Şifalı Bitkiler

ZONA
Tanımı: (Herpes zoster) Duyusal sinirlerin ağrılı bir hastalığı­dır. Hasta sinirin etkilendiği deri bölgesinde de iltahap görülür.
Nedeni: Suçiçeği etkeni olan virüstür. İki hastalık arasında­ki ilgi tam olarak saptanamamıştır, çünkü zonalı bir erişkinden, çocuklara suçiçeği bulaşabildiği halde, suçiçekli çocuklardan erişkinlere zona geçememekte ve bir erişkinden diğerine de zo­na bul aşamam aktadır. Çocuklukta geçirilmiş bir enfeksiyon sonrası, vücutta sessiz kalmış bir virüsün, erişkinde zonaya ne­den olduğu düşünülmektedir.
Başlangıçta, hafif bir ateşle beraber, hasta sinirlerin sinirlen­dirdiği vücut bölümlerinde ağrı vardır. Hastalık, genellikle vücu­dun bir yarısını, yarım kuşak şeklinde sarar ve tek yönlüdür. Bir­kaç gün sonra deri kızarır ve etkili alanda ufak kabarcıklar belirir. Kabarcıklar patlayıp, kuru kabukları bunların yerini alır ve kabuk­ların dökülmesi sonucu, beyaz bir iz kalır. Zona, baş ve yüzün du­yu sinirinin bir dalında da görülebilir. Sinirin ilk (oftalmik) bölü­mü etkilenmişse gözde, körlüğe kadar ilerleyen bir durum belirebilir. Zona geçtikten sonra dahi, hastada devamlı ve engelleyici si­nir ağrısı kalabilir. Ama kalan izlerde ağn yoktur.
Kabarcıkların mikroplanmamasına dikkat edilmelidir.
Öneriler: Bir miktar lahana yaprağı mikserden geçirilip bir tülbent yardımıyla sıkılıp elde edilen Özsuyu kabarcıklann üze­rine sürülür.
* Bir miktar herdemtaze mikserden geçirilip bir tülbent yar­dımıyla sıkılıp elde edilen özsuyu kabarcıkların üzerine sürülür.
* Havanda dövülerek toz haline getınlmış ya da ince kıyıl­mış birer yemek kaşığı aslanpençesi, papatya, gazelboynuzu, ikişerbuçuk yemek kaşığı meşe ağacı kabuğu, ada çayı ve iki yemek kaşığı yulaf iyice karıştırılıp harman edildikten sonra; bir litre suyun içine dört yemek kaşığı bitki harmanı katılıp kayna­tılmasının ardından içine daldınlacak olan bir sargı bezi sıkıl­madan kabarcıkların üzeri sanlır. Posası da iki sargı bezinin ara­sına konularak kabarcıkların üzerine tampon yapılabilir.

Rahimde Ur (Miyom) da kullanılan bitkiler

Başlangıçta fındık iriliğinde olan ur (miyom ), zamanla elma, portakal büyüklüğüne ulaşabileceği gibi 10-15 kg ağırlığına kadar da erişebilir. Daha çok 30-40 yaşlarındaki kadınlarda görülmektedir. Rahim uru adetin (reglin) daha uzun ve daha çok kanamalı geçmesine neden olur. İki regl arasında kanamalar meydana gelir. Ur kabızlığa neden olabileceği gibi makad ile ud yeri arasına baskıda yapar. Rahimdeki ur, kansere dönüşebilir. Bu nedenle doktor kontrolünü takip etmek şarttır.

Ur tedavisi için; sigara, alkol bırakılmalıdır. Çoğunlukla çiğ sebze ve meyveler tüketilmelidir. Kasıklara akşamları ılık kil lapası koyulmalıdır. İki el genişliğinde ve 2 cm kalınlıkta ılık kil lapası yapılarak göbeğin alt tarafına iki kasık arasına uygulanmalıdır. 3 saat kadar lapa orada kalmalıdır. Buna iki üç ay devam edilmelidir. Ur fazla büyükse o zaman bir gece kil lapası bir gece kepek lapası uygulanmalıdır.

Şifalı Bitkilerle İshal Tedavisi

Dışkının sulu ve yumuşak çıkması halidir. İshal durumunda ayva, muşmula, muz, nar ve karadut ve elma daha sık tüketilirse faydalı olur. Adaçayı, nane, pataya , kekik, mersin yaprağı meyvesi, ve altınbaş otu çayları içilebilir. Bir tatlı kaşığı türk kahvesinin üzerine (kuru halde iken), 5-6 damla limon sıkılır ve yutulur, arkasından 1 badak su içilir. Bu karışımı günde 3-4 defa yapabilirsiniz anında etkisini gösterir. İshalli durumlarda bol bol su tüketinizki vücudunuz kaybettiği suyu geri kazanabilsin.

Bir bardak suya 10-20 gr. parçalanmış taze veya kavrulmuş pelit konur 10 dk kaynatılıp içilir.
1 bardak kaynar suya 5-6 gr. karanfil kökü konur 5-10 dk kaynatılır günde 3 bardak içilir.
1 bardak kaynar suya 10 gr kuşburnu konulur, 10 dk. bekletilir günde 3 kere 1 badak içilir.
1 bardak kaynar suya 1 çay kaşığı tarçın konur 10 dk. bekletilip günde 3 bardak içilir.

Romatizma ve eklem ağrılarına iyi gelen şifalı bitkiler

Eklem romatizmasının, eklem yerlerinde ağrı, şişme ve hareket zorluğu şeklinde belirtileri olur. Kas romatizması ise genellikle şiddetli soğuk algınlığının sebep olduğu, adele ağrısı ve hareket zorluğu şeklinde belirtisi görülür. Papatya, melisa, lavanta ve anoson bitkilerinin ağrıları kesme özelliği vardır. Bu bitkilerin çaylarını kullanabilirsiniz. Omega 3 yağının iltihap ve ağrılara karşı olumlu etkisi vardır. Zencefil, biberiye, kekik, karanfil ve mercan köşk baharatlarını yemeklerinizde bol miktarda kullanabilirsiniz. Ayrıca ülkemizde pek çok yerinde bulunan kaplıcalar da bu hastalığın giderilmesinde size yardımcı olacaktır. Bunların dışında size şu bitki kürlerini önerebiliriz.

1 bardak kaynar suya 10 gr hindibağını kıyarak koyunuz.10 dakika bekletin ve günde 1-2 bardak içiniz.
10 gr sarımsağı ezip üzerine 10 gr ılık su koyunuz 24 saat bekletip suyunu süzüp günde 15-20 damla içiniz.
Siyatik, lumbago ve kollarda ve bacaklarda meydana gelen sinir ağrılarında zencefil, havlıcan ve şam fıstığını bala batırarak macun yapın ve sabah akşam birer tatlı kaşığı bu karışımdan yutun.
Ateşli iltihaplı romatizma için 1 bardak kaynar suya 2-6 gr mührü süleyma kökü doğranarak konur. 10 dk bekletilir ve günde 2-3 defa 1 su bardağı içilir.
Kas romatizması için 1 bardak suya 10 gr. enginar yaprağı konur. 15 dakika kaynatılır. 20 dakika bekletilir, günde 2-3 bardak içilir. Ardıç yağı ilen ağrıyan yerlere masaj yapılır.
Kas romatizması için zeravent kökü 1 barak kaynar suya 2-4 gr konur. 10 dk bekletilir. Balla tatlandırılarak günde 2-3 bardak içilir.

Guatr (Baga Hastalığı) ile ilgili şifalı bitki kürleri

Guatr hastalığnın 2 temel sebebi vardır. Tiroid bezinin normalden fazla çalışması veya normalden az çalışmasından kaynaklanır. Tiroid bezi normalden fazla çalışıyorsa iştah artmasına rağmen kilo kaybı yaşanabilir. Sık sık büyük abdeste çıkma görülür, seyrek adet görme sinirlilik hali, duygusal değişiklikler, gözlerin dışarıya doğru çıkması, çift görme ve ayaklarda şişlik görülebilir. Tiroid bezinin az çalışması durumlarında ise kilo alma, kabızlık, soğuktan rahatsız olma, kısık ses, hareketlerde yavaşlama, nabzın düşmesi, saçın kuru ve kalın olması gibi etkiler görülebilir. Guatr için bitkisel teadavi yöntemleri şöyle:

Kaya koruğu ezilir, lapa haline getirilir, kuyruk yağı ve tuzla karıştırılır. Guatrın üzerine sık sık masaj yapılır.
1 bardak kaynar suya 10 gr. dövülmüş kereviz tohumu konur. 10 dk. bekletilir. Günde 2-3 bardak içilir.
Lahana yaprakları sıkılır elde edilen dudan günde 2-3 bardak içilir.
Sinirotu yaprağı ezilir. Üzerine bir miktar tuz konur. Lapa halinde boğaza konur.
8 su bardağı sirkeye 1 avuç meşe kabuğu konur, 20 dk. kaynatılır. temiz bir tülbent elde edilen suya batırılır, sıkılır ve boğaza sarılır. Üzerine yün bez dolanır.
Bir hafta boyunda taşınır.

.